1957 yılında Suudi Arabistan'ın en zengin müteahhitlerinden birinin 52 çocuğunun 17.si olarak doğdu. 1979 yılında Cidde'deki Kral Abdülaziz Üniversitesi'nden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Sovyet ordularının 26 Aralık 1979'da Afganistan'a girmesi üzerine Suudi Arabistan'dan ayrılarak mücahitlere katıldı. 1980-86 yılları arasında Afganistan-Pakistan sınırında kurduğu organizasyonla mücahitlere lojistik yardımı düzenledi. 1986 yılında doğrudan cephede görev aldı. Sovyet ordularının Afganistan'ı tamamen terk etmesine yol açan Jelalabad savaşında adına duyurdu.
Sovyetlerin çekilmesinden sonra 1989 yılında ülkesine radikallerin gözünde bir kahraman olarak döndü. Kraliyet ailesinin işlerini alan babasının şirketini girdi ancak bir yandan da kraliyet ailesine karşı oluşan muhalefet hareketinde adını duyurmaya başladı. 1991 yılında Suudi Arabistan'ın Körfez Savaşı'nda Amerika ile kurduğu ittifaka karşı ağır eleştiriler yönelterek, önce Afganistan'a hemen ardından radikal dincilerin askeri darbe ile iktidara geçtiği Sudan'a gitti. Yeni yöneticilerinin islam dünyasında önderlik oynamak için müslüman olmak kaydı ile herkese Sudan'a giriş izni vermesi üzerine Sudan toprakları bir anda radikal dinci terör örgütlerinin eğitim kampları ile doldu.
Bu arada Amerika'nın iki kutsal kent Mekke ve Medine'de sürekli askeri
varlığı olacağını açıklaması, Bin Ladin'in 1989 yılında kurduğu örgütü
harekete geçirdi. Daha önce Afganistan'da yardım organize eden örgüt
bundan böyle eyleme geçme kararı aldı. Buna göre, daha önce mesafeli
tutum takındığı İran yönetimi ve radikal dinci şii örgütlerle temas
kurmaya başladı. Bin Ladin'in kurduğu örgüt, öncelikli hedeflerini
Suudi Arabistan ve Yemen'deki Amerikan hedefleri ve Somali'deki
Amerikan birlikleri olarak belirledi.
Usame Bin Ladin, bu kararları hayata geçirmek için gerekli finansmanı
bulabilmek için Sudan'da bir şirket kurdu. Sudan yönetiminden
kolaylıkla yol ihalelerini alan Bin Ladin, topraklarında eğitim
kampları olduğu iddia edilen iki de büyük çiftliği işletmeye başladı.
Gelişmeler rahatsızlık duyan Suudi Arabistan, Bin Ladin'in para
kaynağını kesebilmek için önce Pakistan'a Bin Ladin'in sınırda faaliyet
gösteren organizasyonlarına son vermesi için baskı yaptı. Ancak,
Pakistan'ın girişimleri bölgede çok sert tepki gördü. Çünkü Bin
Ladin'in maaşa bağladığı 500'e yakın mücahit ayaklandı. Bu gelişmeler
yaşanırken, 29 Aralık 1992'de Yemen'de Amerikan askerlerinin barındığı
bir otelde patlama meydana geldi. Amerikalı askerlerin oteli
terketmesinden sonra meydana gelen patlamada iki turist öldü. Olayda
yaralanan iki Yemenlinin, bombayı yerleştirenler olduğunun anlaşılması
ve bunların Afganistan'da eğitim görmüş olması dikkatleri Bin Ladin'in
üzerine çekti.
Amerikan kaynakları bu olayı, Bin Ladin'in Amerikan çıkarlarını hedef
alan ilk terörist saldırısı olarak nitelendirdi. Asıl tehlikeli gelişme
ise Bin Ladin'in adamlarının Sudanlı kimyasal silah uzmanlarıyla
çalışmaya başladıkları ve nükleer silah edinmek için girişimlerde
bulundukları yolundaki istihbaratlardı. 26 Şubat 1993'de New York'taki
Dünya Ticaret Merkezi'nin garajına bırakılan bir araçtaki yarım ton
ağırlığında bomba patladı. 6 kişinin öldüğü binden fazla kişinin
yaralandığı saldırıyla Usame Bin Ladin'in adı bir süre birlikte anıldı
ancak bu bağlantıyı gösteren hiçbir kanıt bulunamadı.
3 ve 4 Ekim 1993'de ise Somali'deki Amerikan birliklerine düzenlenen
saldırıda 18 asker öldü. Yerel güçlerin düzenlediği saldırıyı
gerçekleştirenlerin Bin Ladin tarafından eğitildikleri iddia edildi
ancak yine hiçbir kanıt bulunamadı. 1994 Ocak ayında yayınlanan bir
Amerikan istihbarat raporunda, Usame Bin Ladin'in Sudan'ın kuzeyinde
radikal dinci teröristleri eğitildiği üç kampı olduğu ifade edildi.
Ancak Suudileri harekete geçiren ve Bin Ladin'in malvarlığına el
koymak, hatta vatandaşlıktan çıkarmak için işlem başlattıran gelişme,
Yemen sınırında Suudi muhaliflerin eğitildiği bir kamp kurması oldu.
1995 yılında Dünya Ticaret Merkezi'nin bombalanması olayının
planlayıcısı olduğu ileri sürülen (daha sonra bu suçtan ölüm boyu hapse
mahkum edilen) Iraklı Ahmet Remzi Yusuf Pakistan'da yakalandı.
Bin Ladin'in adı ağzından alınamadı ancak Yusuf'un Bin Ladin'in
Pakistan'daki çok sayıda evinden birinde kaldığı belirlendi. 1995
yılının Haziran ayında Mısır'da Hüsnü Müberek'e düzenelenen suikast
girişiminin arkasında da Bin Ladin'in olduğu leri sürüldü ancak bu
iddia da kanıtlanamadı. Ve tarihler 1995 Ağustos'unu gösterdiğinde, Bin
Ladin Suudi kraliyet ailesine açık mektup göndererek, Amerikan
birlikleri Suudi topraklarını terkedene kadar terör eylemleri
düzenleyeceğini duyurdu. 13 Kasım 1995'de Riyad'da Ameriken askeri
yönetimindeki Suudi Milli Muhafız eğitim merkezine bomba yüklü kamyonla
saldırı düzenlendi. Olayda beş Amerikalı ve iki Hintli öldü.
Tehlikenin bu kadar yakınlaşması ve büyümesi üzerine Suudi baskıların
sonuç verdi ve Sudan yönetimi Mayıs 1996'da Bin Ladin'ini sınır dışı
etmek zorunda kaldı. Bin Ladin Afganistan'a döndü. 1996 yılının bahar
aylarında ABD Başkanı Bill Clinton'ın Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'i
her ne pahasına olursa olsun Bin Ladin'in organizasyonunu yok etme
görevi verdiği iddia edildi. 25 Haziran 1996'da ise bu kez Suudi
Arabistan'ın Dahran kentinde Amerikan askerlerinin kaldığı bir binaya
düzenlenen bombalı saldırıda 19 asker öldü. Önce Bin Ladin'i suçlayan
Amerikan yönetimi, daha sonra olayla ilgili Şii bağlantısı ortaya
çıkınca bu suçlamadan vazgeçtiler (ancak Amerikan istihbarat
birimlerinin büyük bölümü bombalı saldırı ile Bin Ladin'in bir şekilde
bağlantılı olduğu iddiasını hala taşıyor). 1996'da ABD'de gizli Büyük
Jüri Usame Bin Laden hakkındaki suçlamaları görüşmek üzere olarak
toplandı.
8 Haziran 1998'de tamamlanan yargılama sonunda, Usame Bin Ladin,
ABD'nin savunma sistemlerine karşı komplo düzenlemek, terör örgütünün
lideri olmak ve radikal dinci terörün bir numaralı finansörü olmaktan
suçlu buldu. 1996'da Büyük Jüri'nin toplanmasından hemen sonra Bin
Ladin yayınladığı Cihad Bildirisi'nde amaçlarını açıkladı: Amerikan
güçlerini Arap Yarımadası'ndan çıkarmak, Suudi yönetimini devirmek,
islamın kutsal mekanlarını kurtarmak ve dünya üzerindeki bütün islami
radikal örgütleri desteklemek. Bu bildirinin yayınlanmasından yaklaşık
bir yıl sonra bazı radikal dinci yayın organlarında, özel bir Amerikan
birliğinin, Bin Ladin'i öldürmek üzere helikopterler eşliğinde
Afganistan'ın Khost kentine girdiği iddia etti. Ancak ayrıntısı ve
operasyonun devamında ne olduğuna dair bir bilgi içermeyen bu iddia
hiçbir batılı yayın organında yer almadı. 1998 yılında ittifakını
genişleten Bin Ladin, İslami Grup, El Cihad, Bangladeş'teki Cihad
Hareketi ve Pakistan'daki Din Adamları Cemaati ile Dünya İslam Cephesi
adıyla bir örgüt kurduğunu ve artık siviller de dahil tüm
Amerikalıların düşman olduğunu ilan etti.
Aynı dönemde, Amerikan güvenlik güçleri Arnavutluk'ta Arnavut polisiyle
bir hücre evine baskın düzenleyerek, Bin Ladin'in adamları olduğu öne
sürülen iki kişiyi yakaladı. CIA baskında ele geçirilen bir kampon
dolusu basılı ve elektronik belgeyi inceledi. İki hafta sonra aynı
ülkede yeni bir baskın düzenlendi. Yakalanan iki Mısırlının Bin
Ladin'in finansman ağı içinde çalıştıkları ileri sürüldü. Körfez
Savaşı'ndan sonra Irak'a uygulanan ambargonun 8. yıl dönümü olan 7
Ağustos 1998'de Kenya ve Tanzanya'daki Amerikan Büyükelçiliklerinöde
aynı anda patlama meydana geldi. Kenya'daki patlama 12'si Amerikalı 213
kişi öldü, 5000'e yakın kişi yaralandı.
Tanzanya'da ise bilanço 11 ölü, 85 yaralıydı. Bu patlamalardan daha
önemlisi Bin Ladin'in artık kitle imha silahları edinmeye çalışmasıydı.
12 Ağustos 198'de Beyaz Saray'da güvenlik danışmanları Başkan Bill
Clinton ile biraraya geldi. Toplantıda, Bin Ladin'in Amerikan
hedeflerine karşı saldırmak için kitle imha ve kimyasal silahları
edinmeye çalıştığı gündeme geldi. Aynı toplantıda, CIA'in Bin Ladin'in
üst düzey bir adamanın telefon konuşma bantları da masaya yatırıldı.
Telefon konuşmalarının deşifreleri, Bin Ladin'in büyükelçiliklerin
bombalanmasıyla doğrudan ilgili olduğunu gösteriyordu. Bu toplantıdan
bir hafta sonra 20 Ağustos 1998'de Amerika Bin Ladin'in Afganistan'daki
eğitim kampı ile ve Sudan'daki kitle imha silahı tesisine füze
saldırısı düzenledi.
Sudan yönetimi başkent Hartum yakınlarında bulunan ve saldırıya hedef
olan tesisin sadece ilaç üreten bir fabrika olduğunu ileri sürerek,
saldırıyı kınadı. 23 Eylül'de Amerikan yönetimi de Bin Ladin'in
Hartum'daki fabrika ile doğrudan ilişkisi bulunduğuna dair bir kanıt
olmadığın açıklamak durumunda kaldı. İstihbarat servisleri sadece,
Sudan yönetiminin kontrolündeki bazı şirketlerle Bin Ladin'in arasında
para transferi olduğunu ortaya koyabildi. 7 Ekim 1998'de ise Arap
gazetesi El-Hayat, Bin Ladin'in Orta Asya'daki bir ülkeden "etkili
dostları" sayesinde bir nükleer silah edindiğini iddia etti ancak
herhangi bir kanıt gösteremedi. 4 Kasım 1998'de ABD, Bin Ladin'in
büyükelçiliklerin bombalanmasından suçlu olduğunu ve Bin Ladin ile bir
numaralı adamı Muhammed Atıf'ın resmen arandığını duyurdu ve başlarına
5 milyon dolar ödül koydu.
16 Ocak 199'da, Amerikan Başsavcılığı, Usame Bin Ladin ve 11 adamı
hakkında başta Amerikan vatandaşlarına ve çıkarlarına karşı komplo
düzenlemek olmak üzere bir dizi suçla ilgili en kapsamlı iddianamesini
hazırladı. Büyük Jüri de, bu iddiaları sabit buldu.
Seda Sayan Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu Muzaffer Buyrukçu (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber 10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda 1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam