Timuçin Esen
 1973 yılında Adana’da, avukat bir anne - babanın tek çocuğu olarak dünyaya gelen Timuçin Esen, ortaokul yıllarında müziğe ilgi duymaya başladı. TED Ankara Koleji mezunu. Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde iki yıl okuduktan sonra İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu.
Sonrasında yönetmenlik eğitimi almak için (bu eğitimi almak istemesinin yanı sıra başka bir yerlere gitmek ve dil öğrenmek istemesiyle) önce İtalya’ya sonra Amerika'ya giden Esen, Los Angeles’taki California Insitute of the Arts Üniversitesi’nde sinema - yönetmenlik üzerine master yaptı.
Amerika’daki ünlü oyuncu koçu Larry Moss’un öğrencilerinden biri olduğunu da belirtelim. Tiyatrocuların ve oyuncuların katıldığı, garsonluk yaptığı bir partide Larry Moss’la tanışan Timuçin Esen, Larry Moss’un stüdyosuna girmenin zor olduğunu ve sıra olduğunu belirtiyor ve şansının yaver gittiğini, stüdyoya kabul edildiğini; aldığı bu eğitimde öğrendiklerinin kendisine çok şey kattığını ifade ediyor.
Öğrencilik yıllarında “Çıkmaz Sokak” adında, orta metrajlı bir film çekmiş. Konusu; varoşlarda geçen, değişik anlatımı olan bir filmmiş. Bir kısmı digital çekimle yapılarak, belgesel havasında bir film olarak gerçekleştirilmiş.
Eğitim gördüğü okulda, dışarıdan gelen yönetmenlerin, öğrencilerin oyunculukla tanışmalarını amaç edinen oyunlar sahnelediklerini ve bu kısa filmlerde rol aldğını söyleyen Esen, okul bittikten sonra da birkaç arkadaşıyla küçük kumpanya kurduklarını ve bunun ‘Komedi Tiyatrosu’ denilen bir tarz oluğunu belirtiyor.
Türkiye'ye dönmeden kısa süre önce reklam filminde rol aldığını ve bunun önemli bir şey olduğunun altını çizen Timuçin Esen, bunun nedenini de “Bir yerden başlamak orada çok önemli.” şeklinde açıklıyor.
Türkiye’ye döndükten sonra, Gurbet Kadını dizisinde “Hakkı Ağa” rolüyle
gönüllerde taht kuran oyuncu, dizi sonrasında Meltem Cumbul ve Şener
Şen’le beraber “Gönül Yarası” adlı sinema filminde rol aldı. Bu filmde;
gözü kara, aşkı için dünyayı yakacak bir adam olan “Halil” karakterini
canlandıran Esen, canlandırdığı bu karakterle 42. Antalya Altın
Portakal Film Festivali’nde “En iyi Yardımcı Erkek” ödülünü aldı.
Aldığı ödülle ilgili olarak da "Doğal olarak ödül almak, takdir edilmek
her insana iyi hissettirir. Ha yani ön koşul olarak hiçbir zaman böyle
bir şeyim yok benim. Aman ödül alayım gibi bir şeyim olmadı. Ama bu
demek değildir ki, ödüller önemsiz. Bu anlamda söylemiyorum. Ödülü
aldıktan sonra da, veren jüriyi de düşündükten sonra insanın hoşuna
giden bir şey, ama çok da olmazsa olmaz bir şey değil benim için. O
kadar çok ödül almamış iyi performans var ki bu dünyada. En saygın
görünen ödüllerde bile çok var bunun örnekleri. O yüzden çok bir şey
değil, ama güzel bir şey tabii." diyor.
Son olarak “Hırsız – Polis” adlı dizide; ideallerinin peşinden giden,
adaleti gerçekleştirmek için çalışan, kendini tümüyle işine adayan, ama
‘Mavi’ bir aşkla karşılaşan “Çınar” rolüyle; izleyicilerin beğenisini
toplamaya, kadınların kalbini çalmaya devam ediyor. “Bu durum beni
ilgilendirmiyor, işin bu kısmını dikkate almıyorum.” dese de,
kadınların kalbine girmiş bir isim O.
Konservatuardan sonra, Amerika'da aldığı 7 yıllık yönetmenlik
eğitiminin, kendine öğrettiklerini kullanarak, bu yönde kariyer yapmak
istediğini belirten oyuncu, asıl amacının iyi bir yönetmen olmak
olduğunu söylüyor. İçinde oyunculuktan ziyade yazmak, yönetmek gibi bir
istek olduğunu da sözlerine ekliyor ve bu konuyla ilgili şöyle devam
ediyor. “Bu yolda bir şeyler yapmaya çalıştım, hâlâ da yapıyorum. Hep
zamanı gelir ya bazı şeylerin. Olur, kendiliğinden olur, zamanı
gelince.”
Aklında bir hikâyesinin olduğunu ve bunu sinemayla anlatmak isteyen
Timuçin Esen “Bu çok kolay bir şey değil, acayip zor. Oyunculuk tabii
ki faydalı bir şey olabilir yönetmenlik yönünden ama zararlı da
olabilir!” diyor.
Kaynak: timucin-esen.blogspot.com
Yazıyı alıntıla | Okunma: 1125
|