Anında Ara
Son Yorumlar
Hakan Tokaç
bir tanedir hakan abimiz..
>> OKU >>
Yazan: yunus emre karslıoğlu

Muallim Naci
BENCE ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞ AAM HAYATI BŞRAZ KÖTÜ GEÇMİŞ BABAS...
>> OKU >>
Yazan: DİLEK

Yusuf Baykal Bo...
Başarılar
>> OKU >>
Yazan: Sami Yusuf

Cem Kılıç
Kurucu üyesi bulunduğum X-Bilinmeyen Bilim Kurgu Derneğinin Genel...
>> OKU >>
Yazan: Didem Özdemir

Recai Dinçer
Çok iyi bir yazardır.Neydi o günler...
>> OKU >>
Yazan: Cem Kılıç (x-Bilinmeyen B-K De

Ayşe Afet İnan
malesef beğenmedim eserler nerde?
>> OKU >>
Yazan: yokkkkk

Robert Schumann
(1810-1956)

8 Haziran 1810 yılında Zwickau’da doğmuş, 29 Temmuz 1856 yılında Endenich’te ölmüştür.

Bir kitapçının oğlu olan Robert Schumann babaevinde zengin edebi kültüre sahip bir çevre içinde büyüdü. Böylece ilk ilhamlarını şiirden aldı. Daha öğrenci iken şair olmanın hasretini çekiyordu. Fakat Schubert’in müziğini duyunca, o ana kadar beslediği fikirlerden daha üstün bir istek ruhunda canlanmaya başladı.
Jean Paul’un edebi eserlerine ve Schubert’in müziğine bağlı olararak, kendisini yaratıcı müzisyenliğe götüren yolda yürümeye başladı. Babasının vakitsiz ölümü büyük emellerine engel oldu. Istemiyerek hukuk tahsiline başlamak zorunda kaldı. Genç romantik şairlerin yaşadıkları Heidelberg şehrinde eski arzuları yeniden kabardı. Orada, Paşestrina’ya mehftun olan hukuk profesörü Thibaut’un konferanslarına katıldı. Thibaut’un, evinde tertiplediği özel konserler Schumann’da derin bir ilgi uyandırdı. Leipzig’de tanınmış bir piyano öğretmeni olan Friedrich Wieck’ten dersler aldı. Tereddütler ve ümitler içinde geçen bu devre esnasında hayalinde yaşattığı piyano virtüozu olma arzusu bir rüya olarak kalmaktan ileri geçemedi. Bir parmağının sakatlanması piyanist olarak yetişmesine engel oldu.

Bu talihsizlikten yaratıcı Schumann doğdu. Bundan sonra bilhassa liedlerle piyano eserleri yazmak konusunda bestecinin tutacağı yol tayin edilmişti. Maddi yaşayış yolu ise bu kadar kesin bir gidiş arzetmez. Karşısına birçok engeller çıkmıştır. Bunların bazıları alınyazısıydı. Mesela öğretmeninin kızı Clara Wieck’le ancak mahkeme kararıyla evlenebilmişti. (Clara Schumann sonradan piyanist ve kocasının eserlerinin yaratıcısı olarak tarihi bir şöhret kazanmıştır). Diğer taraftan Schumann’ın çekingen ve konuşmaktan sakınan tabiatta olmasında doğan engeller vardı. Bunlar, onun toplumla olan münasebetlerini güçleştirdi. Mendelssohn’un kurduğu Liepzig konservatuarında, Viyana’da, kendisinin bir koro kurduğu Dresden’de ve nihayet her türlü müzik faaliyetlerinin idarecisi olduğu Düsseldorf’da halleri tesirini gösterdi. Ince ve hassas ruhu gürültülü dünyanın karışık işlerine dayanamayarak kırıldı. Kendisini Ren nehrine atarak intihara teşebbüs ettikten bir müddet sonra ruh hastası olarak öldü.

Bu feci olaya dayanarak bazı dar görüşlü hükümlere varılmıştır. Zengin düşünceli Schumann kelimenin tam manasıyla bir romantikti. Fakat dünyayı unutarak realiteden uzaklaşan bir sapık asla değildi. “Zeitschrift für Musik” adlı dergiyi kurdu ve idare etti. Bu dergide “Philister” (dar kafalı) adını taktığı günün geçici modasına düşkün kimselere karşı mücadele ederek “Davidsbündler” (Davud birliği mensupları) adlı muhayyel orduyu etrafına toplayıp seferber etti, sert tenkitçi hükümleri ihtica eden yazılarında lehte ve aleyhte iddiaları tahlil etti. Cesurane ve müessir bir şekilde çağdaşlarını, bu arada Chopin, Berlioz, genç Brahms ve meçhul kalmış Schubert’I tanımak için büyük gayretler sarfetti. Bütün bu faaliyetler, şair-müzisyen (bütün devirlerin müzisyenleri arasında en çok şair olan) Schumann’ın herkesin bildiği Schumann’dan farklı olduğunu gösteren delillerdir.

Schumann kah uyanık ve keskin görüşlü, kah sessiz sedasız hayallere dalan bir mizaçtaydı. Şair Jean Paul’un hayali kahramanlarını andıran bir şekilde ruhunda beliren bu iki şahsiyetine “Florestan ile Eusebius” adlarını koydu. Yazılarındaki tenkidlere bile şairane bir ifade veren Schumann, hem son derece iç alemine bağlı bir hülyacı, hemde biyat dilinde olduğu kadar müziğinde de belirmektedir. Bilhassa bitiş kısmları hususi lirik tesirler ihtiva eden liedlerinde, piyano parçalarının başlıklarında, dört senfoninin, konçertoların ve ihtiraslı bir güzellik taşıyan oda müziği eserlerinin form özelliklerinde, fakat hepsinden önce de eserlerinde olmayan tesirler çıkaran besteleme tarzında bu husus mevcuttur. Güzel orotoryolarında ve zengin bir müziğe sahip olan “Genoveva” operasında lirizmindeki özlü tarafı yüksek bir seviyeye çıkaran Schumann aynı zamanda klasizm fikirlerini de benimsemişti. Bach’I en iyi anlıyan ve tanıtanlardan biriydi. Bach hakkındaki oldun bilgisi, kendi eserlerinde de yeniden yaratıcı ifadesini bulmuştur.

Schubert hakkında olduğu gibi Schumann hakkında da değerlendirilecek birçok önemli bilgiler mevcuttur.

Kaynak: beethovenlives.net

Yazıyı alıntıla | Okunma: 976

İlk yorumu sen yap

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler

Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele




E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com