Kendisine asıl ününü sağlayan romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları ve gazeteciliğiyle de tanınan Peyami Safa 15 Haziran 1961’de İstanbul’da öldü. 1899’da doğan Peyami Safa, babası şair İsmail Safa’yı küçük yaşta kaybetti. Parasızlık ve dokuz yaşta tutulduğu kemik veremi hastalığı nedeniyle düzenli öğrenim göremedi. Vefa Lisesi’ni yarıda bırakmak zorunda kalan Safa, memur olarak girdiği Posta ve Telgraf Nezareti’nde 1914’e kadar çalıştı. Daha sonra dört yıl kadar öğretmenlik yaptı. Ağabeyi İlhami Safa ile 20. Asır gazetesini kuran (1918) Peyami Safa, “Asrın Hikayeleri” başlığı altında yazdığı öykülerle 43 yıl sürecek gazetecilik ve yazarlık hayatına başlamış oldu. Son Telgraf, Tasvir-i Efkar gazetelerinde de bir süre yazan Peyami Safa, 1940’a kadar Cumhuriyet gazetesinde yazdı.
“Server Bedi”, maddi sıkıntıları aşmak için gerçek ismini kullanmak istemediği ürünlerine attığı imzaydı. Cumhuriyet’te tefrika ettiği ünlü polisiye romanı Cingöz Recai’nin altında da bu imza vardı. İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı 9. Hariciye Koğuşu’nu (1931) Nazım Hikmet’e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. Berna Moran bu konuda “ciddi toplumsal sorunları işlemek isteği sonucu, başlangıçta Doğu-Batı sorununu basit kişiliklerde somutlaştırarak ortaya koymaya çalışması ve giderek bu sorunu daha soyut bir düzeyde çözümlemeye yönelmesi romancılığını güçlendireceği yerde baltalamış ve zamanla düşünür yanının sanatçı yanını ezmesine yol açmıştır” şeklinde yorum getirir. II.Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa’nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noralya’nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. Edebiyat dünyasında çok yönlü yazarlığıyla dikkat çeken Peyami Safa gazetelerde sanat, edebiyat, felsefe ve psikoloji üzerine de pek çok makale yazdı. Nazım Hikmet, Nurullah Ataç, Sabiha Sertel, Zekeriya Sertel gibi isimlerle yaptığı kalem kavgaları da Türk basınında yankılar uyandırdı.
Seda Sayan Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu Muzaffer Buyrukçu (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber 10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda 1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam