Tarihçilerin verdiği bilgiye göre Ömer Hayyam 1048 yılında Nişabur kentinde doğdu. (Doğum yılını 1044 olarak veren kaynaklar da vardır.) Asıl adı Gıyaseddin Ebu'lfeth Bin İbrahim El-Hayyam dır.
Selçuklu döneminin yetiştirdiği büyük matematikçi ve astronomlardandır. Edebiyat, tıp, tarih, hukuk ve astronomi konularında geniş bilgisiyle ünlüdür. Ancak Hayyam'ın felsefe, tasavvuf, fıkıh, tarih ve tıp konularında yazdığı bilinen bir çok yapıtı günümüze ulaşamamıştır.
Hayyam, Matematikçi ruhuyla şair ruhu arasında bocalayan, körü körüne inanmaya ve bağlanmaya isyan eden, gerçeğin sırlarını gizleyen karanlığın önünde yapayalnız kalmış, yeni şeyler öğrendikçe bilgisizliğin bilincine varmış, materyalist ve natüralist bir bilim adamıdır.
Hayyam'a göre insanoğlunun en önemli araştırma konusu insanın kendisi olmalıdır. İnsan kendisi hakkında kesin karar verip yorum yapamazken,daha kapsamlı ve derin konular hakkında nasıl yorum yapabilir? İnsan gerçeği değiştirmeye kalkmadan, doğru bildiğini açık yüreklilikle söyleyebilme cesaretini göstermelidir. Dünyanın gelip geçici olması,onu dünya zevklerinden olabildiğince yararlanma, yaşamın tadını çıkarma anlayışına götürmüştür.
Hayyam'ın imana karşı kayıtsız kalması herşeye bilimsel gözle bakmasına
sebeb olmuştur. Hayyam bu görüşlerini rubailerle anlatmış, dünyaya,
insana,dine bakışını bu şiirleri aracılığıyla yansıtmıştır.
Kim senin yasanı çiğnemedi ki, söyle?
Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle?
Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödetirsin sen,
Sen ile ben arasında ne fark kalır ki, söyle?
Ömer Hayyam'ın yüzyıllar sonra Batı dünyasında tanınması ve belki de en
çok okunan, en sevilen Doğulu yazar olmasını sağlayan yapıtıysa
Rubaiyat'tır. Rubaiyat'ın bu derece ünlenmesinin en önemli nedeni
İngiliz ozan Edward Fitzgerald tarafından yapılan çevirinin oldukça
başarılı olmasıdır.
Fitzgerald'ın çevirisinin 1859 yılında Londra'da yayınlanmasının
ardından tüm edebiyat dünyasının ilgisi Hayyam üzerinde yoğunlaştı.
Başta İngiltere, Amerika ve Fransa olmak üzere dünyanın birçok
ülkesinde Hayyam'ın rubaileri çeşitli dillere çevrildi. Londra'da bir
de Hayyam Kulübü kuruldu. Hayyam Kulübü'nün kapısına da onun şu rubaisi
yazıldı.
Var eyledi yetmiş iki millet yaradan.
Ben sevgi için doğmuşum, ancak anadan.
Kafir ya da İslam ne imiş, senin amaç!
Din ayrımını, kaldır a Tanrım aradan.
Edebiyat dünyasında bu derece sevilen ve ünlü olan Hayyam bilim
dünyasında da tanınmış ve çeşitli eserler vermiştir. Sultan Celalettin
Melikşah tarafından takvim oluşturmak üzere kurulan bilim adamlarının
başına getirilmiştir. O zamanlar halk arasında "Ömer Hayyam Takvimi",
bugünse "Celali Takvimi" olarak bilinen bu takvim her 5000 yılda bir
gün hata veriyordu. Günümüzde kullanılan Gregoryan takvimi ise her 3330
yılda bir gün hata vermektedir. Bu da Hayyan'ın bilimsel düzeyinin
kendi zamanının ne kadar ötesinde oluşunun açık bir göstergesidir.
Ayrıca Ömer Hayyam takvimi sadece günleri, ayları belirlemekle
kalmıyor, mevsim değişikliklerini de büyük titizlikle saptamıştır. Yani
yılın hangi gününde yağmur yağacak, hangi gününde kocakarı soğukları
başlayacak, fırtınalar hangi gün kopacak not etmişti. Bunlar hiç mi
sapmıyordu? Her yazılan olduğu gibi doğru mu çıkıyordu? Elbette değil.
Ancak usta meteoroloji uzmanlarının da belirttiği gibi," İlk
insanlardan beri sürdürülen ince gözlemlerin sonucu olan bu takvimde
belirtilen mevsim hareketleri genellikle doğru çıkıyordu." Bazı mevsim
hareketleri için,neredeyse meteoroloji yanılır.Hayyam yanılmaz
deniyordu.
Ah,diyor ki benim hesaplamalarım
Yılı insan pusulasına uydurdu,ha?
Eğer öyleyse takvimden
Doğmamış yarını ve ölü dünü koparalım.
Onun bu takvimi uzun yıllar Ortadoğu'da ve Bizans'ta kullanıldı. Tıp,
fizik, Astronomi, Cebir, Geometri ve Yüksek Matemetik alanlarında
önemli çalışmaları olan Hayyam için zamanının tüm bilgilerini bildiği
söylenir.Rubaiyat dışında Hayyam'ın kaleme aldığı ve çoğu bilimsel
içerikli olan kitaplar şunlardır.
1- Risale fi'l Barehin alâ Mesailü'l-Cebr ve'l- Mukabele (Cebir ve geometri üzerine)
2- Muhasar fi'l- Tabiiyat (Fiziksel bilimler alanında bir özet)
3- Muhtasar fi'l - Vücud (Varlıkla ilgili bilgi özeti,bu kitap Londra'da British Museum'dadır)
4- El- Kevnn ve't Teklif (Oluş ve Görüşler)
5- Mizan-ül Hikem (Bilgelikler Ölçüsü)
6- Ravzat-ül- Ukul (Akıllar Bahçesi)
7- Fi Şerh-i ma eşkel men Mosaderhât-e Ketâl-e Oklides
Bu kitaplardan özellikle Cebir kitabı Doğuda matematik dünyasında uzun
yıllar etkili olmuştur. Batılı matematikçilerse bu derslere ancak 1851
yılında F.Woepeke'nin çevirisi ile tanışmıştır. Aslında Ömer'in
çalışmalarından Batı'da ilk söz eden Gerard Meerman idi.
Meerman 1742 yılında yazdığı 'Speicmen Calculi Fluxionalis' adlı
eserinin önsözünde İslam bilginlerinin matematiğe yaptıkları hizmetleri
sayarken Leyden kütüphanesinde bulunan ve Ömer Hayyam'a ait olan bir
elyazmasından bahsetmişti.Warner tarafından kütüphaneye bağışlanan
eserde kübik denklemlerin cebirsel çözümlerinin bulunduğunu yazıyordu
Meerman.
İşte Woepcke, L'Algébre d'Omar Alkhayyâmî adını vereceği çevirisini
yaparken bu elyazmasını ve bunun dışında Paris Ulusal Müzesi'de bulunan
iki elyazmasını kullandı. Aynı kitabın bir kopyası da Columbia
Üniversitesi kütüphanesi Profesör David Eugene Smith koleksiyonunda
bulunmaktadır. Profesör Smith tarafından Hindistan'ın Lahor kentinde
bulunan bu elyazması esas itibariyle Leyden'deki kopyanın çok
benzeridir. Ömer Hayyam'ın Cebir kitabı, on bölümden oluşur. Kübik
denklemlerle ilgili kısımlar birleştirildiğinde geriye altı bölüm kalır.
Kaynak: Bilim ve Teknik, Théma Larouse Cilt 6, Milliyet Gazetesi 8 Mayıs 1987, Ana Britanicca Cilt 17
Seda Sayan Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu Muzaffer Buyrukçu (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber 10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda 1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam