Anında Ara
Son Yorumlar
Ali Demir
Giresun'da dünyaya gelen Demir, judoya 1967 yılında İstanbul Aske...
>> OKU >>
Yazan: ya fünyada kaç ali demir var

Sibel Can
ben düzceden tuğçe sibel ablayı çok seviyor ve beğeniyorum sibel ...
>> OKU >>
Yazan: tuğçe

Aşık Veysel Şat...
cok guzel, odevim icin cok yardinci oldu :)
>> OKU >>
Yazan: saide

Edvard Grieg (H...
esrleri yokmu
>> OKU >>
Yazan: çağla

Yusuf Baykal Bo...
Diksiyon hocam başarılarını diliyorum Ajansta görüşmek üzere
>> OKU >>
Yazan: Serpil durdu

Ayşe Afet İnan
gferçekten iyiki bu siteye girmişim çünkü ödevime yardımcı oldu
>> OKU >>
Yazan: mine



Mikael Hoca
(1724-1783)

Ohannes Düz'ün büyük oğlu, kuyumcu, ressam ve aynı zamanda kimyager idi. Sultan Mahmut muvaffakiyetinden dolayı onu saray kuyumculuğuna tayin etti. Padişahın itimadını kazanmış olduğundan her sırrına vâkıftı.


1754 tarihinde vefat eden Sultan Mahmut'tan sonra III. Osman zamanında gerçi zamanın âdetlerine göre iftira bulutları şöhretini karalamıya yeltendilerse de, mahareti sayesinde tehlike çabuk bertaraf edildi. 1757 de III. Sultan Mustafa padişah olunca Hoca Kikael'in yıldızı daha da parladı. İftiralar eksik olmadı. Bu sefer Balti  isminde bir yahudinin hücumlarına mnaruz kaldı. Hoca Mikael saraydan ayrımarak Galata'da bulunan Serpos hanında bir fert olarak sükunet içinde çalışmayı tercih etti. Gel bak ki, Sultan, Mikael'e karşı beslediği itimat ve sanatından memnun olduğu için onun tekrar saraya getirilmesini arzu ediyor, fırsat kolluyordu. Sultan, sarayda bulunan tek başlı altın bir kemerin, iki başların birbirinden farksız olmak şartiyleiki başlı olmasını Yahudiden istedi; Yahudi bu dani emir önünde şaşaladı.

Çıkarılan Yako Bonfil yerine 1758 de Mikael hoca geçti.

Fakat emir Padişahındı, yerine getirilmeliydi. Günlerce çalışıp çabaladıktan sonra içinden çıkamadığını arzetti. Sultan derhal Mikael'in çağırılmasını emredip aynı isteğini ve iradesini ona bildirdi. Hoca Mikael korkusuz, emri kabul etti ve az zamanda işi bitirerek Padişaha verdi. Padişah iki başlardan hangisinin eski olduğunu farkedemeyince, Mikael ertesi gün vazifesi başına geçti. Bu tarihten sonradır ki esasen Darphanenin idaresi Düzyanların eline geçer. Bu mağlubiyeti hazmedemeyen Yahudiler iftiralarına devam ettiler. Fakat bu sefer de Nakşi Bey isminde münevver bir Müslüman yardımına koştu. Padişahın huzuruna çıkarak meselenin neden ibaret olduğunu tafsildatiyle anlattı. Tam o günlerde saray mallarından olan bir kılıç müzayede ile bakır fiyatına satılmak üzere idi. İsabet olacak, Hoca Mikael bu kılıcı alır, sanatkdâr olduğundan bir bakışta onun esasta altın olduğunu anlayınca, temizler ve ertesi sabahı saraya götürerek hazineye iade eder. Bu hareketiyle az evvel Nakşi Bey'in Padişaha ettiği telkinlerin bir nevi tasdiki demekti. Mikael bu asil hareketinden dolayı tebrik edildi ve yapılan ithamlara kulak asmayıp eski vazifesine devam etmesi için emir verildi. İtirazlara meydan vermemek için Sultan kızkardeşi Esma Sultanı Kuruçeşmeye kadar tepdili kıyafet göndererek hakikatı tetkik ettirdi. Müdafisi ve hdamisi olan Sultan Mustafa ölünce yanına muavin olarak bir Rum ile bir Ermeni verdilerse de ikisini de reddetti.

Bu kadar itham ve iftiralara rağmen yine Mikael Hoca insaniyet perverliğini elden çıkarmadı. 1741 senesinde bir sözüyle 53 kişiyi muhakkak bir ölümden, ve 1769 harbinde de yerinde bir tavassutu ile binlerce Rum vatandaşlarını ölümden kurtardı.

Kaynak: agos.com.tr

Yazıyı alıntıla | Okunma: 797

İlk yorumu sen yap

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler

Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele




E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com