Kanal D'de yayınlanan yarışma programı "Çarkıfelek" ve ATV'de
uzun bir süre yayınlanan "Tatlı Kaçıklar" dizisiyle zirveye çıkan
başarılı şovmen, "Harakiri" ve "Hababam Sınıfı Güle Güle" adlı
filmlerle beyazperdeye geçti. Son dönemlerde, Sinan Çetin'in "Bay E",
Gani Müjdear'nin "Kahpe Bizans", Ömer Uğur'un yönettiği "Hemşo" adlı
filmlerde rol aldı. Uzun bir hastalık döneminden sonra tekrar
izleyiciler karşısına geçen Erbil, TRT'de yayınlanan Bir Başka Gece
adlı programın sunuculuğunu yapmaktadır.
- Dört yaşındayken anne ve babası ayrıldı. Bu nedenle sancılı bir çocukluk ve ilk gençlik yılları geçirdi.
-
Üvey babası O'nu ve ağabeyi Mustafa'yı istemediği için (Hariciyeci
olmak istediği halde) yatılı konservatuar sınavlarına girmişlerdi ancak
Mehmet Ali sınavı kazanmış ağabeyi Mustafa ise kazanamamıştı.
-
Konservatuardan mezun olunca Ankara Devlet Tiyatrosu'na girdi. Ama çok
'fırlama' olduğu için birkaç kez maaş kesme cezasına maruz kaldı.
-
Daha çok para kazandırdığı için müzikallerde rol almak için İstanbul'a
geldi ve İstanbul'da kaldı. Ardından televizyona geçti. İlk olarak
Derya Baykal'la ve Çiğdem Tunç ile birlikte program sundu (1984).
-
Televizyonda daha sonra Can Dostlar, Tatlı Kaçıklar, Çarkıfelek, Aşkım
Aşkım, Hastayım Doktor, Büyümüş de Küçülmüş, Şansa Dansa gibi dizi ve
yarışma programlarında oyunculuk ve sunuculuk yaptı.
- Dünyada sadece 100 kişide görülen "kaçış sendromu" hastalığı var.
Ailesi
Babası: Sadettin Erbil, tiyatro ve sinema oyuncusu
Annesi: Yurdagül Eken
Ağabeyi: Mustafa Erbil
Kızı: Sezin Erbil, annesi, Muhsine Şehnaz Kamiloğlu
Kızı: Yasmin Erbil, annesi, Nergis Kumbasar
Ödüllerinden Bazıları
1974: En iyi Tiyatro Oyuncusu, Küheylan
Eğitim
- İlk ve orta öğrenimini İstanbul, Ankara ve Balıkesir'de yaptı.
- 1970 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümü’ne yatılı olarak girdi.
Kendi Ağzından
Doğum
günüm 8 Şubat, yani Kova burcuyum. Kova burcunun tüm özelliklerini
taşıdığım söylenebilir. Özgürlükçü, yaratıcıyım. Yükselenimi bilmiyorum.
İstanbul'da
doğdum. Annem biçki-dikiş kursuna göndermek istiyordu ama babam askeri
okulda ısrar etti. Ben de okuldan kaçtım, konservatuara girdim. Beş yıl
konservatuarda okudum. Tiyatro Yüksek Bölümü'nden mezun oldum. Bu okula
en az onaltı-onyedi yaş sınırında öğrenci alıyorlardı. Ben ise, onüç
yaşında bir üstün yetenek olarak, bu okula girenlerin en gençlerinden
biriydim ve yatılı olarak okudum.
Hayatımın en güzel beş yılını
Ankara Konservatuarı'nda geçirdim. Çok keyifli bir yatılı okul
hayatıydı. Hocalarımın sayesinde, tiyatroyu hem tanıdım, hem sevdim,
hem de kendimi geliştirdim. Öğrencilik dönemimde Devlet Tiyatrosu'nda
konuk oyuncu olarak bir başrolde oynadım; daha onaltı yaşındaydım ve o
yıl En İyi Tiyatrocu Ödülü 'nü kazandım.
Devlet Tiyatrosu'nda
oynadım. İki yıl hem okudum, hem de konservatuara devam ettim. Mezun
olduktan sonra Devlet Tiyatrosu ailesine katıldım. Dört beş sene kadar
orada çalıştım. Konuk oyuncu olarak İstanbul Tiyatrosu'nda bir
müzikalde oynadım. Müzikal sevilince, çok genç yaşta memuriyetten
istifa etmek zorunda kaldım.
Televizyon yaşantım ise Ankara'da
başladı. Daha sonraları televizyonda ilk müzik programıma başladım.
Televizyona ilk adımımı atmamı sağlayan, hem sunucu, hem de show-man
olarak beni ilk keşfeden İzzet Öz'dür. Onunla birlikte televizyon
maceramız başladı. Yaptığımız bu ilk müzik programı, tek kanallı yayın
döneminde, TRT'nin en popüler müzik programıydı ve Derya Baykal ile
sunuyorduk. Daha sonra, film teklifleri geldi. Babam sinemacı olduğu
için o sıralarda zaten seslendirme yapıyordum. Sanat alanındaki
yelpazem geniştir aslında; gerek seslendirme, gerek sinema oyunculuğu,
gerekse tiyatro oyunculuğu ya da stand-up olsun, bunların yanında her
zaman en sevdiğim ve hep severek yaptığım iş dublaj olmuştur. En zor
koşullarda bile; maddi olanaklar yeterli olmamasına rağmen, uykusuz
kalmak pahasına, yorulmak pahasına dublajda kendi egomu tatmin ederdim.
Televizyon, tabii ki ondan sonra da devam etti.
Özel kanalların
gündeme gelmesiyle birlikte, ilk altı ay içinde TRT'den özel kanallara
geçtik. Kanal 6 gibi bir kanalı sanatçılarıyla, ekibiyle birlikte bir
numara yaptık. Daha sonra Star TV ve ATV'ye dizi yaptım, Show TV'ye
program yaptım, sonra da Kanal D ile buluştum. Kanal D'de Çarkıfelek
programıyla uluslararası platformda önemli bir başarıya imza attık. Bu
program üç yıldır dünyada en çok seyredilen ve de en beğenilen "game
show"lar arasında birincilik alıyor. Ben de en iyi komedi-sunucu
ödülünü alıyorum.
Kaynak: baktabul.com, mehmetalierbil.org