 1940'da Tunceli'nin Nazimiye ilçesine bağlı Ramazan köyünde doğdu. Dargelirli bir ailenin çocuğu olarak
dünyaya gelen Kamer Genç'in babası Ali Genç yazları İstanbul
Silahtarağa'da amelelik yapmaktaydı. Başarılı bir öğrencilik hayatı
geçirdi. 1960'da Ankara'da Maliye Okulu'na yatılı olarak girdi. Ancak
okulun tamirata alınması nedeniyle öğrenimine bir süre Tunceli
Lisesi'nde devam etmek zorunda kaldı. Ardından Maliye Okulu'na geri
döndü. Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu. Bu dönemde kardeşi
Hıdır'ın kızamık hastalığıdan yaşamını yitirdi. 1966'da Ankara İktisadi
Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Okulla birlikte Maliye
Bakanlığı'nda staj da yaptı ve Bingöl'e vergi kontrol memuru olarak
atandı. 1966 yılında girdiği Danıştay sınavını kazanan tek isim oldu.
1974-1976 yılları arasında Paris'te bulundu. Danıştay Tetkik Hakimliği
ve Danıştay Savcılığı görevlerini yaptı. 1981'de Danışma Meclisi
Üyeliği'ne getirildi. 1983'de bu görevden istifa etti. 1983-1987'de
mali müşavirlik yaptı. Ardından 4 dönem milletvekili seçildi. 1993'ten
1999'a kadar TBMM Başkan Vekilliği yaptı.
1966'da Danıştay sınavını kazanınca köyüne dönerek, ilkokuldan beri
tanıdığı ve Tunceli Lisesi'nde beraber okuduğu Sevim Hanım'ı ailesinden
istetti. Ama Sevim Hanım'ın ağa konumunda babası, artık Danıştay'da
hakim çıkmış damadı bile kızına layık görmeyince, bu kez Ankara
Solfasol köyünde öğretmenlik yapmakta olan Sevim Hanım, ağa babasına
karşı çıkarak, Kamer Bey'in teklifini kabul etti. 1967 yılında
evlendiler. Seçkin ve Seçil isimli iki çocukları oldu.
Danıştay'daki görevi 12 Eylül'ün ardından son bulan Genç, 1981 yılında
Tunceli'den Danışma Meclisi Üyeliği'ne seçildi. Askerlere hep karşı
çıksa da askerler sayesinde siyasi yaşama ilk adımını attı. Tunceli'nin
asker kökenli valisi Hakkı Borataş'ın önerisi ile Danışma Meclisi üyesi
oldu.
Aykırı bir karakter yapısına sahip olan Genç, Mehmet Ali Ağca'nın idam
dosyası önüne gelince, 'Prensip olarak idama karşıyım' diyerek 'ret'
oyu verdi. Paşalar tarafından uyarıldı ama o dinlemedi. 'Ret' diye üç
kez ard arda bağırdı. Gergin geçen günün ardından akşam eve döndüğünde,
eşi Sevim Hanım'ın bile, radyoda 'Ağca oylamasında 149 kabule karşılık
bir ret oyu çıktı' anonsunu duyunca 'Hangi kafasız ret oyu verdi
acaba?' diye sorduğu rivayet edilir. Kamer Bey biraz kızararak; 'Yahu
hanım, ben verdim. Niye kızıyorsun. İnancımın gereğini yaptım.' diye
cevap vermiştir.
Genç, bununla da yetinmedi ve 12 Eylül Anayasası'nın tümüne de 'hayır'
oyu verdi. Nurettin Ersin Paşa üç kez Konsey'e, Genç'in Danışma
Meclisi'nden çıkarılması önerisini götürdü ama gerçekleşmedi.
1983'te çok partili yaşama yeniden dönüşle birlikte Kamer Genç siyaseti
sürdürme kararı alarak, Tunceli'den bağımsız milletvekili adayı olmaya
karar verdi. Ama Danışma Meclisi'nde adaylığı veto edildi.
Üyelikten istifa etti ve soluğu yeni kurulan SODEP'te aldı. Parti
Meclisi üyesi oldu. 1987 seçimleri öncesinde liste dışı kalınca,
yeniden bağımsız aday olmaya karar verdi. Ancak, SHP'de yasal
zorunluluk nedeni ile ön seçim yapılınca yeniden aday oldu ve birinci
sıradan çıktı. Tunceli milletvekili olarak Meclis'e girdi. Turgut
Özal'ı boy hedefi olarak belirledi. Ağır eleştirileri nedeniyle sık sık
mahkemelik oldular.
1991'de yeniden seçildi. Erdal İnönü-Deniz Baykal çekişmelerinde hep
İnönü'nün yanında yeraldı. SHP-CHP birleşmesinden sonra CHP'nin başına
gelen Baykal, 1995 seçimlerinde Genç'i aday göstermeme kararı aldı.
Genç ya siyaseti bırakacak ya da başka bir partide devam edecekti.
Tunceli'ye giderek seçmenine sordu: 'Devam' yanıtını alınca DYP'ye
geçmeye karar verdi.
Bu 'U dönüşü'ne şaşıranlara; 'O zaman Tansu Çiller'e fazla tepki yoktu.
Tuncelili de bana DYP'yi işaret etti. Benim hâlâ sol geleneğim devam
ediyor. DYP kitle partisi. İdeoloji partisi değil ki. Ben bu partinin
sosyal demokrat bölümünü teşkil ediyorum. Amacım Tunceli halkına
hizmet. Bu nedenle DYP'deyim. Ve DYP'yi içime sindirdim.' dedi.
Meclis Başkanvekilliği dönemlerinde Genç'in yönettiği oturumlar hep
olaylı geçti. Hakaretlere, suratına fırlatılan bardaklara, kürsüye
yürüyen kızgın vekillere rağmen tarzından hiç ödün vermedi. Hakkında
peş peşe açılan davalar nedeniyle mahkeme salonlarını mesken tuttu.
Hürriyet gazetesinin 10 Şubat 2008 tarihli haberine göre, Tunceli
Bağımsız Milletvekili Kamer Genç türban düzenlemesinin, "Anayasa’nın
çatısını, şahdamarını keseceğini" savunarak, şöyle demiş: "Laik Türkiye
Cumhuriyeti gözlerimizin önünde yıkılırken biz nasıl hoşgörü
göstereceğiz, nasıl susacağız? 1’inci oylamayla laikliği yoğun bakıma
aldınız, 2’nci oylamada öldüreceksiniz. Tek başına bir milletvekili
olmasaydım bu kürsüyü işgal ederdim. Böyle muhalefet olmaz." Genç,
sözlerini tamamlamasına rağmen kürsüden ayrılmamış. Israrlara rağmen
Genç’in kürsüden inmemesi üzerine Toptan, birleşime ara vermiş. Genç,
kuliste karşılaştığı CHP’li ve DSP’li milletvekillerine "Benim yanıma,
kürsüye ikiniz-üçünüz gelemediniz. Gelseydiniz çok şey ifade ederdi"
diye sitem etmiş.
Yazıyı alıntıla | Okunma: 162
|