Anında Ara
Son Yorumlar
Mustafa Ersu Al...
BENCE REKLAM YAPIYORSUN BOŞUNA UĞRAŞMA BAŞKANLIK BİR HAYAL
>> OKU >>
Yazan: SELİMPAŞA

Ali Demir
Giresun'da dünyaya gelen Demir, judoya 1967 yılında İstanbul Aske...
>> OKU >>
Yazan: ya fünyada kaç ali demir var

Sibel Can
ben düzceden tuğçe sibel ablayı çok seviyor ve beğeniyorum sibel ...
>> OKU >>
Yazan: tuğçe

Aşık Veysel Şat...
cok guzel, odevim icin cok yardinci oldu :)
>> OKU >>
Yazan: saide

Edvard Grieg (H...
esrleri yokmu
>> OKU >>
Yazan: çağla

Yusuf Baykal Bo...
Diksiyon hocam başarılarını diliyorum Ajansta görüşmek üzere
>> OKU >>
Yazan: Serpil durdu



Josef Stalin

josef_stalin.jpgYeryüzündeki ilk işçi devrimi olan Ekim 1917 ihtilali etkili olduğu nüfus, coğrafya ve belirlediği olaylar bütünlüğünün genişliğiyle orantılı olarak dünya çapında tanınacak onlarca teoriysen, hatip, yazar kısacası değişik alanlarda son derece yetkin profesyonel devrimci yetiştirmiştir. Bunların çoğu, sonradan Sovyet devletinin üst kurumlarında görev alacaklardır. Ancak, birkaçı hariç bu kuşağın önemli bir kısmı küçük burjuva, aydın tabakadan yetişmiş olup, devrimci düşüncelerini, gözlem ve teorik üretimleri sayesinde Marksizm'le pekiştirmişlerdi. Fakat aralarında biri vardı ki, ilerde kendisine ‘çelik adam’ denmesine neden olacak olan devrimci görüşünün sağlamlığı bizzat yaşayış koşullarında bilenmişti: Josef Stalin.

Josef Vissarionoviç Cugaşvili Stalin, 21 aralık 1879 yılında Gürcistan’ın Tiflis kazasının Gori kasabasında dünyaya gelir. Babası köle çocuğu olarak dünyaya gelmiş bir kunduracı, annesi ise kocası gibi toprak kölesi bir ailenin yoksul bir kızıdır. Stalin’in çocukluğu yoksulluklar içinde geçse de, yetiştiği yer olan Kafkasların verimli doğası ona, ilerde sahip olacağı güçlü bünyeyi sağlar. 9 yaşına geldiğinde Gori’deki din okuluna yazılır. 11 yaşında babasını kaybeden Cugaşvili, 5 yıl boyunca yoğun bir din öğretimine tabi tutulduğu bu okulda, bir yandan, onları geçmek arzusuyla, çoğu hali vakti yerinde olan ailelerden gelme sınıf arkadaşlarını derslerde geride bırakırken, bir yandan da Rusça öğrenimin zorunlu olduğu, anadillerini konuşma imkanlarının ise oldukça sınırlı olduğu bu okulda çarlık düzenine ilk tepkilerini ulusal düzeyde hissetmeye başlar. İlerde bu yılları şöyle ifada edecektir: “Toplum içindeki yerim dolayısıyla Marksist olduğum gibi, aynı zamanda İlahiyat Okulu’nda ezici baskısını duyduğum hoşgörüsüzlük ve Cizvitvari disiplinden ötürü de Marksizm'i benimsedim.” Öğreniminin ikinci dönemine 1894’te Tiflis İlahiyat Okulunda devam eden genç Stalin’in düşünce sisteminin temeli, bu yılların devrimci fikirlerinin yayılma olanağı bulduğu ender yerlerden biri olan bu okulda oluşur.

Rus burjuvazisinin Kafkaslardaki eğitim politikasına göbekten bağlı olan, dolayısıyla en ufak ilerici bir fikir karşısında önemli bir dizgin işlevi gören Tiflis İlahiyat Okulu’ndaki koşullar kışlayı andırmayacak durumdaydı. Dışarıya çıkışın çok sınırlı olduğu, yönetmeliğe karşı herhangi bir hareketin cezasının hücre hapsi olduğu, öğrencilerin, eşyaları karıştırılarak ve konuşmaları dinlenerek fişlendikleri okul, Cugaşvili’nin buraya gelmeden önceki dönemlerde siyasi boykot ve gösterilere ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Bu bir rastlantıdan öte, Gürcü halkının, uzunca yıllardır sömürüldükleri Rus Çarlığı’na karşı oluşan ve giderek de büyüyen vatansever tepkilerinin bir ürünüydü. Cugaşvili okula adımını attığı zamanlarda boykotun etkileri hala tazeydi. Okuldaki başarılı ve örnek öğrenci kimliğiyle arkadaşlarının ve idarenin takdirini kazanan genç Cugaşvili, 16 yaşında “İberya” isimli dergide bir şiirinin yayınlanmasıyla başlayan yeni hayatını, Tiflis’teki muhalefet temsilcileriyle yaptığı görüşmelerle gizlice sürdürür. Dini kitapların dışında hiçbir yayının okunmasına müsaade etmeyen okul görevlileri, genç Stalin’in okumaya olan susuzluğunu, şehirdeki gezici kütüphaneden kitaplar alarak dindirmesine engel olmakta zorlanırlar. O yıllar, genç ihtilalcinin bir okul arkadaşının ağzından dinlenecek olursa: “Kilisede ayin yapılırken, sıraların altına sakladığımız kitapları okurduk bazen, öğretmenlerin görmemesi için çok dikkatli davranmamız gerekirdi. Kitaplar, Josef’in yanından ayırmadığı arkadaşlarıydı; yemek saatlerinde bile yanında taşırdı onlardı… Kendisine bir soru sorulduğu zaman, bir süre durur sonra cevap verirdi.” O yıllarda Kapitalin bile sadece bir nüshasının olduğu Tiflis’te, daha çok Gogol, Çehov, Şçedrin gibi Rus hicivcilerini, Aydınlanma Klasiklerini ve çeşitli bilim dallarıyla ilgili kitapları okuyan genç Cugaşvili,1893’te kurulan ve ilk pratik görevinin bir grup işçiye sosyalizm hakkında ders vermek olduğu sosyal demokrat “Messame Dassy” örgütüne üye olmasıyla, okul tarafından iyice takibe alınır. Proleter devrimci kimliği iyice belirginleşen Stalin hakkında 1898’de okul raporunda şöyle denmektedir: “Öğrencilerin tabi tutulduğu bir arama sırasında yönetim tarafından izin verilmeyen kitapları okuyan öğrencilerin kendisi etrafında toplandıkları Josef Cugaşvili, sık sık yapılan bu aramalardan memnun olmadığını belirterek tartışmaya girişmek istedi.”

Okul hayatından sonra bir süre ders vererek ve bir gözlemevinde çalışarak hayatını kazanan genç ihtilalci, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin Tiflis komitesine katılarak profesyonel devrimci hayatına tam olarak adım atmış olur.

1905’te RSDİP’in ikinci kongresinde Bolşeviklerin yanında yer alan Stalin, Marksizm'in ulusal sorun konusundaki en kapsamlı eser olan “Marxizm ve milli mesele”yi yazdıktan sonra 1912’de tutuklanarak şubat devrimine kadar sürgünde kalır ve devrimle beraber Petrograd’a döner. Lenin’in “Nisan Tezleri"ni benimseyerek, temmuz günlerinde partinin yayın organı Pravda’nın sorumluluğunu üstlenir. Ekim Devrimi’nden sonra milliyetler halk komiserliğine atanan Stalin, 1922’de Bolşevik Partinin genel sekreteri olur. Bu yıllarda ‘tek ülkede sosyalizm’ tezinin savunuculuğunu yapan Stalin, 1920’li yılların sonlarına doğru başlayan Sanayi atılımına da önderlik eder. Emperyalistlerin kışkırtmaları sonucu ülkesine saldıran Alman faşizmine karşı Sovyet ordularının başında tarihin en büyük zaferlerinden birine başkumandanlık yapar ve savaştan sonra estirilen ‘soğuk savaş’ rüzgarları karşısında halkların barış isteği talebini yükseltir.

Stalin, Sovyetlerdeki revizyonist yapılanmanın ilk kendisinden başlamasına neden olacak kadar devrim davasına sonuna kadar bağlı, emperyalizmin bugün bile adını duyduğunda ‘bir tuhaf’ olmasına neden olacak kadar da sosyalizmle varlığı bütünleşmiş ve görevini fazlasıyla yerine getirmiş bir devrim adamı olarak 5 Mart 1953’de ölür.

Kaynak:Evrensel

Yazıyı alıntıla | Okunma: 1454

İlk yorumu sen yap

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler

Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele




E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com