|
Hüseyin Zekai Paşa (1860, İstanbul - 1919, İstanbul) 1860 yılında İstanbul'da Üsküdar'da doğan İbrahim Efendi'nin oğlu Hüseyin Zekai Paşa, Kuleli Askeri Lisesi'ndeki öğrenciliği sırasında resimle ilgilenmeye başlar. Kendisi gibi resme meraklı olan birkaç arkadaşı ile birlikte- bunların arasında Hoca Ali Rıza (1858-1930) da bulunmaktadır- lisede bir resim atölyesinin kurulmasına ön ayak olurlar. Hüseyin Zekai Paşa ve arkadaşlarının girişimiyle kurulan bu atölyede Süleyman Seyit (1842-1913) ve Osman Nuri Paşa'nın (1839-1906) resim dersleri verdiği bilinmektedir. Eğitimine Harbiye Mektebi'nde devam eden Hüseyin Zekai Paşa, bu okulda öğrenci olduğu 1882 yılında yapmış olduğu bir tablosu ile Saray'ın dikkatini çeker. Bir yaz gecesinde Boğaziçi'ndeki donanmaları konu alan yağlıboya tablosu, aynı zamanda bir ressam ve sanat hamisi olan II. Abdülhamit'in dikkatini çeker. Bu sayede Hüseyin Zekai Paşa'ya mülazımlık yöneltilir ve Hüseyin Zekai Paşa, yaverler sınıfına alınır.
Hüseyin Zekai Paşa, bu sırada sarayda yaverlik görevini sürdüren Ahmet Ali Paşa'nın (Şeker Ahmet Paşa, 1841-1907) yanında çalışmaya başlar. 1883 yılında teğmen olarak Harbiye Mektebi'ni bitiren ve daha sonra tuğgeneralliğe kadar yükselen Hüseyin Zekai Paşa, 1907 yılında Ahmet Ali'nin ölmesi üzerine, onun Mabeyn'deki görevini devralır; Mabeyn ressamlığının yanı sıra yabancı misafirler teşrifatçısı olur.
Hüseyin Zekai Paşa'nın, 1894 yılında "Mir'at-ı Harbiye"den kaymakamlığa ait mülklerin fotoğraflandırılması konusunda görevlendirilen komisyonun başkanlığını yaptığı ; askeri inşaat komisyonu başkanlığını yürüttüğü dönemde, Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisine, grubun eski eser uzmanı olarak atandığı; Yıldız'da, Mahmut Şevket Paşa'nın gözetmenliği altında oluşturulan Esleha (Silah) Müzesi komisyonunda üye olarak görev aldığı ve bu müzenin kurulmasında büyük emeğinin geçtiği; 1908 yılında I. Redif Liva (Tugay) komutanlığına atandığı ve bir yıl sonra emekliye ayrılarak Sanayi-i Nefise Encümeni üyeliği yaptığı bilinmektedir. Hüseyin Zekai Paşa, saray çevresi dışında Üsküdar Doğancılar'da bulunan ve bugün yeri tespit edilemeyen konağında, dönemin sanatçılarıyla toplantılar yapmış; İstanbul'u ziyarete gelen yabancı sanatçıları- bunlardan biri Paul Signac'tır- burada ağırlamıştır. Bu konağı ziyaret eden Sami Yetik, burada edindiği izlenimlerini şöyle aktarmaktadır: "Zekai Paşa, eski Türk eserlerine ve nefis eşyaya son derece meraklı bir ressamdı. Türk eşyalarıyla süslü atölyesi, kendilerini ziyaret ettiğim gün bana o zamana kadar görmediğim bir müzede bulunuyorum hissini vermişti. Eski nakş sanatımızın ve eşyalarımızın hayranı olan üstat, atalarımızın güzel sanatlara karşı beslediği sevgiyi oymalar, yazılar, tezhibler ve birçok güzel sanat eserleri taşıyarak bana birer birer anlatmış, bu konuda bilgilenmemi sağlamıştı." Hüseyin Zekai Paşa'nın, geleneksel el sanatları koleksiyonu dışında albüm ve resim koleksiyonu olduğu da bilinmektedir. Nitekim Halil Ethem de, Elvah-ı Nakşiye adlı kitabında, Hüseyin Zekai Paşa'nın Hüsnü Yusuf Bey imzalı, Sultanahmet Camii konulu bir tabloya sahip olduğunu belirtmektedir. Hüseyin Zekai Paşa'nın ressamlığının ve koleksiyonerliğinin yanı sıra yazarlık yönünün de olduğu bilinmektedir. 1914 yılında yazmış olduğu Mübeccel Hazineler ve 1919 tarihli Bedâyi-i Asâr-ı Osmaniye adlı sanat tarihi kitapları, sanatçının aydın kimliğinin göstergesi olarak Türk Plastik Sanatlar Tarihi'ndeki yerlerini almıştır. Galatasaray Sergileri'nde Hüseyin Zekai Paşa 1916- Meyve (2 adet), Çamlıca Menazırından, Salon. 1917- Meyveler, Çamlıca 1917-18- Bir Konak Dahili 1919- Hamidiye Sebili, Peyzaj: Çamlıca Menazırından Orman, Üsküdar'dan İstanbul'a Nazar, Çamlıca'da Köşk, Natürmort Meyveler, Çamlıca'da Adalar Doğru Nazar. Kaynak: www.sanalmuze.org Yazıyı alıntıla | Okunma: 1013
|