Anında Ara
Son Yorumlar
Doğu Perinçek
türkiyenin en vatan perver insanlarından biri apoyla görüştüyse b...
>> OKU >>
Yazan: yVUZ

Selen Soyder
ilk kez güzel bir güzelimiz oldu :)
>> OKU >>
Yazan: Berk Poyanlı

Bruce Lee
vandam ilk önce dayak yer sonra evire çevire döver
>> OKU >>
Yazan: tuğrul

Burhan Kurt
burhan bey dediğiniz sahıs benim amcamın oğluuuuuuuuuuuu ona bu...
>> OKU >>
Yazan: seray

Natalia Oreiro
bence de thalianın yerini asla tutamaz
>> OKU >>
Yazan: onur ışık

Natalia Oreiro
bence thalia ondan çok daha iyi thalianın yerini tutamaz
>> OKU >>
Yazan: ufuk


Hasan Tahsin
( .... - 1919)

hasan_tahsin.jpg5 Mayıs 1919 Perşembe günü, Yunanlılara ilk kurşunu atan Hasan Tahsin, o tarihden 31 yıl önce 1304'de (1888) Selanik'de doğdu. Ona Osman Nevres adını verdiler. Hasan Tahsin takma adını 1914'de Buxton kardeşleri vurmak için Romanya'ya gittiği sırada almış ve bir daha bırakmamacasına benimsemiştir. Babasının adı Recep, annesinin adı Rabia'dır. Rabia, Recep Ağanın ikinci karısıdır. Osman Nevres'in bu evlilikden Binnaz ve Melek adlı iki kız kardeşi olmuştur. Babasının ilk evliliğinden de Mehmet Recep adında bir ağabeyi vardır.

Öğrenim çağına gelince, Mustafa Kemal'in de okuduğu Şemsi Efendi okuluna gönderildi. Daha sonra, yine Selanik'deki Feyziye Mektebi'ne gitti. Mektebin müdürü daha sonraları İttihat Terakki'nin Maliye Nazırlığını yapacak olan Cavit Bey'di. Osman Nevres, zeka ve çalışkanlığı ile Cavit Bey'in dikkatini çekmiştir. Daha sonraları ailesi ticaret yapmak için İstanbul'a yerleşmesine rağmen Osman Nevres gitmeyerek, Cavit Bey'in gözetimi altında kaldı. Okulu tamamlayınca, ülke sorunlarıyla ilgilenmek, siyasetiyle uğraşmak hevesiyle İstanbul'a gelir (1907). 1909 ve 1914 yılları arasındaFransa'ya  gider. Paris'de Sorbonne'a kaydolan Osman Nevres, "siyaset bilimleri" eğitimi görmeye başladı. Burada Belçika'lı sosyalist Emile Vandervelde'nin konferanslarını izlemiştir. 1914'ün ilk aylarında İstanbul'a dönmüş olduğu yönünde bulgular vardır. Sorbonne'un siyasal bilimler bölümünü bitirdiğine ilişkin hiçbir bilgi elde edilememiştir.

İstanbul yıllarında İttihat ve Terakki hükümeti ile çalıştı. Daha sonraları kurulan Teşkilat-ı Mahsusa'ya İttihat ve Terakki tarafından verilen ve Balkan ülkelerini, ülke aleyhine kışkırttığı öne sürülen Buxton kardeşler suikastında görev aldı. Ancak bu görevlendirme Teşkilat-ı Mahsusa tarafından mı yoksa Osman Nevres (Hasan Tahsin) 'in kendisi tarafından mı üstlenildiğine dair bir bilgiye ulaşılamamıştır. Hasan Tahsin adını ilk kez bu görevlendirmede kullanmış daha sonraları İzmir'de yaptığı çalışmalarda da tamamen bu ismi benimsemiş ve kartvizitlerini de bu şekilde bastırmıştır.Gerçek Hasan Tahsin İttihat ve Terakkinin illegal çalıştığı yıllarda vurucu güç olarak çalışan kadroda bulumuş daha sonraları legalleşen örgütle beraber, örgüte verdiği zararlardan dolayı öldürülmüş bir başka şahıstır. Osman Nevres Romanya'da yapacağı çalışmalarda gizlilikten ve deşifre olmamaktan dolayı bildiği bu ismi kullanmış ve Romanya'da bu isimle bulunmuştur. 2 Ekim 1914'deki suikast girişiminde başarılı olamamış, Buxton kardeşlerin biri yara almadan, diğeri hafif yaralarla kurtulmuştur. Yakalanan Osman Nevres (Hasan Tahsin) Bükreş'de bir hapishaneye konulmuştur. Uzun süren sorgulama ve duruşmalardan sonra, Hasan Tahsin (Osman Nevres), 5 yıl kalebentliğe mahkum oldu. Hasan Tahsin'in bir mektubunda da belirttiği gibi bu gibi suçlara Romanya mahkemeleri 20 yıl kürek cezası vermektedir. Bu cezadan suikastın fazla önemsenmediğini söyleyebiliriz.

Hasan Tahsin ittifak kuvvetlerinin Romanya'ya saldırması ve Bükreşi ele geçirmesi ile 8 Aralık 1916 da hapisden kurtulmuştur. İstanbul'a geri döndükden sonra İttihat ve Terakki tarafından 1917  yılının ilk baharında İsviçre'ye gönderilmiştir. Burada sürgündeki aydınlarla çeşitli bağlantılar gerçekleştirdikden sonra 1917'nin sonlarında İstanbul'a dönmüştür. Daha sonra 1918'in ortalarında, gazete çıkarmak ve İsviçre'de kafasında oluşan barışı oluşturmak için İzmir'e gelmiştir. Buraya gelişi ile birlikte Hasan Tahsin adını tamamı ile kullanmaya başlamıştır.

İzmir'de bulunduğu yıllarda daima koyu renk elbiseler giyiyordu. Tek bir kez olsun, onu  başında fesle İzmir sokaklarında dolaşırken gören olmamıştır. Frenk mahallesinde iki katlı tipik bir rum evini kiralamıştı. Bu ev Birinci Kordon'daki  Sporting Kulüp'ün birkaç sokak arkasına düşüyordu.

İzmir'de Mondoros Mütarekesini izleyen günlerde Hukuk-u Başer (İnsan Hakları,11 Kasım 1918) adında bir gazete çıkararak mücadelesini bu yönde sürdürmeye başlamıştır. Hasan Tahsin iki üç ay boyunca bu gazetede sanıldığı gibi ateşli ve yurtsever yazılar yayınlamış değildir.İlk başlarda direnmeden değil, büyük devletleri kızdırmadan ve onların gözüne hoş görünmekle ülkeyi esenliğe çıkarabilmenin yolundadır. Daha sonra bu düşüncesinden vazgeçmiş ve çok ateşli yazılar yayınlamıştır.

Ülkedeki durum, özellikle bu yıllarda, Türk halkı ve köylüsü için daha da zorlaşmıştır. Hükümetin Milli iktisat politikası, Türk burjuvazisi ve tüccarı yerine, ortaya çıkara çıkara vurgunculardan, karaborsacılardan kurulu bir savaş zengini sınıf çıkarmıştı. Türk halkı ve köylüsü için ortada gene değişen bir durum yoktu. I. Dünya Savaşı'ndan önce  azınlıklar ve yabancılar tarafından sömürülen Türk halkı, bu kez Türk tüccarı tarafından daha da acımasız bir şekilde sömürülmeye başlanmıştı.

Bu şartlarda gazetesini çıkarıp yaşatma çalışmaları yapan Hasan Tahsin bunda fazla başarılı olamaz ve gazetesi kapatılır. Daha sonra bir süre için Sulh ve Selamet gazetesini çıkaran Hasan Tahsin burada mütarekeden sonra savaşla birlikde türeyen bu sınıfı  eleştiren seri yazılar yayınlıyordu. Bu gazete aynı zamanda, daha sonra parti haline gelen Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyeti'nin İzmir'deki organı durumundaydı.
 
Hasan Tahsin'in emperyalizme karşı olan bu mücadelesiyle beraber, 2 Mayıs 1919'da İngiltere Başbakanı Lloyd George, Fransa Başbakanı Clemenceau ve ABD Başkanı Wilson İzmir'in işgali sorununu görüşmeye başladılar. Görüşmeler, İtalyanların dışında olarak 11 Mayısa kadar sürdü. 7 Mayıs günü yapılan toplantıya Yunan Venizelos'da katılmıştır.12 Mayıs'da İtalyanlar tekrar katıldılar. Bu tarihde İzmir'in işgali kararı, oluşan bu konsey tarafından alındı. Karar 13 Mayıs'da  Yunanlılar tarafından uygulamaya geçirildi. 14 Mayıs çarşamba günü, İzmir valisi İzzet ile 17. Kolordu kumandanı Ali Nadir Paşa'ya işgal notası verildi. Bu notadan sonra İzmir'de çeşitli cemiyetler ilhak hakkında halkı bilgilendirme ve harekete geçirmek için çalışmalar yapmıştır. Bu konuda İzmir'in büyük alanlarında Maşatlık'da çok büyük bir miting yapılmış, burada tüm halka ilhak ve işgalin detayları aktarılmaya çalışılmıştır. Maşatlık mitinginden sonra Hasan Tahsin halkda aradığı hareketi bulamadığı ve yeterli direnme gücünün olmadığını üzülerek tespit etmiştir.14 Mayıs günü tüm olanlardan ve aradığı direnişi Validen, kolordudan ve halktan bulamayacağını anlayan Hasan Tahsin tek başına direnmeyi kafasına koymuştur. 15 Mayıs 07:30 da ilk işgal başlatıldı. Saat 11 sularında işgal kuvvetleri Konak Meydanı'na kadar ulaştılar. Burada Hasan Tahsin tabancasını ateşleyerek, atında, elinde Yunan bayrağı taşıyan teğmeni vurmuştur. Böylece ilk kurşun Askeri Kıraathane'nin önünde sıkılmıştır. Bu karışılıkdan sonra Hasan Tahsin ilk kurşunun sıkıldığı yerden 150 metre uzakta vurularak öldürülmüştür. 15 Mayıs 1919'da kan dökülerek girilen İzmir'den 9 Eylül 1922'de yine aynı yerden denize dökülerek çıkılmıştır. Böylece Megali-İdea ve bu olguyu işleyen emperyalizm de böylece İzmir'den atılmıştır.

Kaynak:"Egede Kurtuluş Savaşı Başlarken HASAN TAHSİN" isimli kitapdan yararlanılmıştır. Aksoy yayıncılık,1998

Yazıyı alıntıla | Okunma: 3585

Yorumlar (8)
 1 Yazan .................., aktif 08-01-2008 20:08
neden kopyalan mıyor
 2 Yazan melek, aktif 18-03-2008 20:13
NEDEN KOPYALANMIYOR KOPYALANDIĞI ZAMAN İŞİMİZE YARIYACAK BU ŞEKİLDE İŞİMİZE YARAMIYOR!!!
 3 Yazan mehmet, aktif 14-04-2008 02:33
yok
 4 Yazan ec, aktif 27-04-2008 00:40
evt belkı yazdrıcam ben bnu dırek!
 5 Yazan ecsss, aktif 28-04-2008 18:04
arkdşlar kopyalanıyor. Sadece mouse'da seçenek yok. Kopylamk ıstedgnz bolumu seçip ctrl + c yapın. Başka bir yere yapştrmak içinse ctrl + v...
 6 Yazan buse, aktif 13-05-2008 15:04
herhalde öyle evet
 7 Yazan berika, aktif 13-05-2008 15:05
sanırım öyle
 8 Yazan ali, aktif 13-05-2008 15:06
iyi eevet

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler
Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele

E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Ferhat Göçer
23 Haziran 1967'de Şanlıurfa'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Devlet Konservatuarı
©2006-2008 isimsizsiniz.com