Anında Ara
Son Yorumlar
Hülya Kazan
ASKIMMMMMMM BENİM CANI KARICIGIM SENİ SEVİYORUMMMMMMMM
>> OKU >>
Yazan: HAKAN KAZAN DÜZCE

Mustafa Ersu Al...
BENCE REKLAM YAPIYORSUN BOŞUNA UĞRAŞMA BAŞKANLIK BİR HAYAL
>> OKU >>
Yazan: SELİMPAŞA

Ali Demir
Giresun'da dünyaya gelen Demir, judoya 1967 yılında İstanbul Aske...
>> OKU >>
Yazan: ya fünyada kaç ali demir var

Sibel Can
ben düzceden tuğçe sibel ablayı çok seviyor ve beğeniyorum sibel ...
>> OKU >>
Yazan: tuğçe

Aşık Veysel Şat...
cok guzel, odevim icin cok yardinci oldu :)
>> OKU >>
Yazan: saide

Edvard Grieg (H...
esrleri yokmu
>> OKU >>
Yazan: çağla



Hacı Bektaş-ı Veli

Hacı Bektaş-ı VeliHacı Bektaş-ı VEli, Horaban’ın Nişabur kentinde, Seyyid İbrahim Sani ve Şeyh Ahmet kızı Hatem Hatun’un oğlu olarak dünyaya geldi (tahmini M.1243-1248). Annesinin şefkatli; babasının eşitlik ve insan sevgisine dayalı aile terbiyesi çocukluk yıllarını yeşertir. Türkistan Piri Hoca Ahmet Yasevi Kültür Ocağı’nda geçen eğitim dönemleri, müsbet ilimle donatılmıştır. Ünlü düşünür, Ahmet Yesevi Okulunda matematik, fizik, edebiyat, felsefe ve diğer bilimlerin eğitimini görür. Ahmet Yesevi’nin halifelerinden Şeyn Lokman Perende’den tasavvuf dersleri alır; şair Ömer Hayyam, Feridettin Attar, Şeyh Numan’dan da feyz atmıştır. Horasan, pek çok bilim adamı ve düşünürün yetiştiği engin bir kültür birikimine sahiptir. Hacı Bektaş-ı Veli, Horasan’da eğitimini tamamlayarak doyumlu ve geniş bir dünya görüşünü de kazanmıştır.

Almış olduğu eğitim İslam mutasavvıfını, insanları yakından tanımaya yöneltir. Hacı Bektaş-ı Veli, içindeki sonsuz sevgi ateşini aramaya başlayacaktır. Ünlü mutasavvıf, Horasan’dan Mekke’ye giderek Hacı olur. Daha sonra İran, Irak, Suriye ve Arabistan’ı da gezer. Bu dönemde Anadolu’nun siyasi ve iktisadi düzeni bozulmuştur. Bu durum, Hacı Bektaş-ı Veli’yi Türk birliğini sağlamak; Anadolu’yu Türkleştirmek ve İslamlaştırmak amacı ile Anadolu’ya yönlendirir.

Hacı Bektaş-ı Veli Kapadokya Bölgesi’nin kalbinde yer alan Kırşehir ilinin tarih ve kültür mirasçısı Sulucakarahöyük’e (günümüzde Nevşehir ile sınırları içinde yer alan Hacıbektaş ilçesi) ulaşır. İlçe, Kırşehir’e 40 k. uzaklıktadır. Hacıbektaş ilçesi tarihi açıdan oldukça zengin bir mozaik sergilemektedir. İlçede tarihi iskan, Neolitik Çağ’dan itibaren başlamıştır. Hattiler, Hititler, Muşkiler, Frigler, Büyük İskender Diadokları, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar ve Türkler tarihi yörede yaşayarak derin izler bırakmışlardır. Türk İslam Mutasavvıfı kendisini etkileyen ilçeye yerleşmeye karar vermiştir (M. 1275-80). İslam düşünürünün Sulucakarahöyük’e yerleşmesinden sonra, yedi hanelik küçük bir köy olan Hacım Köy’ün gelişim dönemleri başlar. Bu tarihlerde Anadolu’da, Moğal ilerleyişi, siyasi ve ekonomik buhran ile birlikte tahta geçecek yöneticilerin kavgaları yaşanıyordu. Bunca olumsuzluk ve çekişme sahnelenirken, Hacı Bektaş-ı Veli, felsefesini geliştirerek büyük bir ilim yuvası kurmaya karar verir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin verdiği eğitimde dört devre bulunmaktaydı.

Allah aşkı: İnsan gerçek olgunluğa ve huzura ancak Allah aşkı ile ulaşabilir. Başka hiçbir şey bunları sağlayamaz.

Maddeden manaya geçme : Gizli ilimler ve Allah ile ilgili şeylerin ilmi; ancak Allah’ın kendi istediği kişilere tanıdığı özel bir lütuftur. Allah hiçbir zaman sizin davranışlarınızın dış görüşüne bakmaz, onları yaptığınız sıradaki niyetinize bakar.

İnsanlar arası sevgi ve birlik : Dünya malı insana hiçbir şey kazandırmaz. Sadece Allah aşkı ve insan sevgisi insanın yolunu aydınlatır. Ahiret alemine gelenler bu gerçeği görürler ama, dünyadakiler orada neyin kıymetli olduğunu bilmezler. En yüce mertebe seven gönlün ulaştığı mertebedir.

İnsandaki enerjinin ortaya çıkarılması (Keramet) : İnsanlar, Allah’ı doğuda batıda aramaktan vazgeçmelidirler. Eğer kişi yeteri kadar olgunlaştığına inanıyorsa, gözünün kudretine güveniyorsa dalgın müneccim gibi göklere bakmamalıdır. Aranılan yukarıda değil, kişinin dış görünüşünün altındadır. Kişinin içindedir.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin eğitimde belirlediği evrelerde de görüldüğü gibi hoşgörü ve insan sevgisine dayalı düşünce sistemi, Hıristiyanlığın büyük merkezi konumundaki Kapadokya’yı etkilemiştir. Hacı Bektaş-ı Veli, felsefesi ve yaşamı ile Bektaşiliğin önderliğini yapmıştır. Bektaşilik esası, dört kapıda toplanırdı. Bunlar, Şeriat Kapısı, Tarikat Kapısı, Hakikat Kapısı ve Marifet Kapısı’dır. Yapılan İkrar Ayininde kullanılan “eline, beline, diline sahip ol” cümlesi, taşıdığı büyük anlam yükü ile iradenin sevgi ve saygıya yönelimini ifade etmiştir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin felsefesinin temelinde “Tanrı sevgisi ve insan sevgisi” vardır. Mutasavvıf felsefesinde, Yaradan’ın oluşturduğu evreni incelemiştir. Tabiatın milyonlarca yıl önce saptadığı kurallar, hiç fire vermeden nezaketin ve vahşetin kucaklaştığı sonsuzlukta uygulanmaktadır. İnsan, var oluşundan itibaren kusursuz düzenin en büyük gözlemcisi olmuştur. Yeryüzünde sarsılmaz bir düzen ve kurallar zinciri vardır. Evrenin kusursuzluğu, uyumu, düzeni Hacı Bektaş-ı Veli’yi derinden etkiler.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin felsefesinin özü tüm bu sorgulamalardan sonra tek bir noktaya ulaşmaktadır. Bedenin bütünlüğünü sağlayan ruh, tabiattaki uyumunda hep sevgiye yönelmektedir. Bu yönelimlerinde; Tanrısal gerçeğe sevgiyle ulaşılacağı kaçınılmazdır. Özetle felsefesinde, Tanrı, Evren ve İnsan sevgisi vardır. “İlimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır” diyerek felsefesinin dayanağını da vermiştir. Ona göre “Dünya’nın emanetçisi olan tüm insanlar kardeştir”. Hacı Bektaş-ı Veli’nin felsefesi, 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile aynı düşünce özünü yansıtmaktadır.

Büyük Türk İslam mutasavvıfı, Anadolu Türk birliğinin sağlanmasına önemli katkılarda bulundu. Türk dilinin özünün bozulmaması için büyük çaba harcayan mutasavvıf bilim ve eğitim dergahını Türk töresine göre kurdu. Bundan sonra yapılan tüm ayinler Türkçe yapıldı: Türküler, nefesler öz Türkçe yazıldı; sazlarla terennüm edildi. Türk dili ve Türk kültürünün yabancı etkilerden ve her türlü yozlaşmalardan korunması için verdiği gayretleri ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Ortaya koymuş olduğu birleştirici ve yükseltici öğreti her türlü bağnazlıktan uzak, çağa uyan ilkeler haline gelmiştir.

Ara bul
İncinsende incitme
Kadınları okutunuz
Eline, diline, beline sahip ol.
Her ne ararsan, kendinde ara
Arifler hem arıdır, hem arıtıcı
Marifet ehlinin ilk makamı edeptir
İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir
Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız
Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme
İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu
Nebiler veliler insanlığa Tanrının hediyesidir.

Hacı Bektaş-ı Veli günlük yaşamında ve ibadetinde, kadını erkeğin yanına almıştır. Bunu en iyi gördüğümüz ve günümüze kadar ulaşan değerlerden bir tanesi “Samahlarımızdır”. Semahta, kadın ve erkek yanyana, müzik ve müziğe bağlı vücut hareketleri ile Tanrı’ya ibadet ederler. Semah insanların Tanrı’ya yönelmesinde ve ulaşmasında ibadetin aslı unsurlarındandır. Duygular hiçbir estetik kaygı gözetmeksizin vücut hareketleri ile içten gelerek ifade edilir. Semahlar, Anadolu’da yüzyıllardır nesilden nesile taşınan ve günümüze kadar ulaşan kültür zenginliğimizdir.

Hacı Bektaş-ı Veli, güzel sanatlara, büyük bir ilgi ve sevecenlikle bakmıştır. Dergahında verdiği öğretiyi, sadece sözde bırakmamış, yaşantısında da uygulamıştır, yaşantısında da uygulamıştır. Mutasavvıf, Türk İslam Dünyası’na yazdığı değerli eserlerle de katkıda bulunmuştur. Kendisine atfedilen eserler şunlardır: Makaalat-ı Gaybiyye, Kelamat-ı Ay-niyye, Fatiha ve Besleme Tefsiri, Fevaid ve Şadhiyye. Türk İslam mutasavvıfı Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatını ve düşüncelerini anlatın “Velayet-name” adlı kitap önemli bir eser olarak kabul edilir.

Horasan Ereni Hacı Bektaş-ı Veli’nin düşünce ve yaşam felsefesi, tüm Anadolu’yu derin bir sevgi çemberine almıştı. Halk ünlü mutasavvıfa büyük bir sevgi ve saygı duyuyordu. Bektaşiliğin temelini atan düşünür, Allah inancı ile tüm inananlara birlik ve beraberlik çağrısında bulunuyordu. Hacı Bektaş-ı Veli, Orhan Gazi tahta çıkarken yapılan törenlerde bulunmuştu. Ünlü mutasavvıfdan etkilenen Osmanlıların İkinci Padişahı Orhan Gazi, Hacı Bektaş Dergahını ziyaret eder ve yeni kurduğu asker ocağı için hayır duası almaya gelir. Anadolu’da büyük bir sarsıntı geçiren Türkler’in devlet yapısındaki olumsuzlukları askerlik, dil, din sanat ve sosyal alanda yaptığı önderlik ile birlik ve beraberliğe dönüştürmüştür.

Türk ve İslam Dünyası’na büyük katkılarda bulunan değerli düşünce adamı takriben miladi 1337 tarihinde Hak’ka yürümüştür. Mutasavvıfın mezarı Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Müzesi’nin (Külliyesi) içinde yer alan Türbesindedir. Türbeye yedi kapıdan girilir. Kapılar küçükten büyüğe doğru sıralanır. Bu da erginlik ve mütevaziliği simgeler. Türbenin düzenlemesi tasavvufidir. Makamın yedi metre aşağıda olması verilebilecek zararlara karşı önlem almak isteğinden doğmuştur. Lahit üç tabakadan oluşmaktadır. Bunlar yasemin ağaçları, kurşun tabakası ve horasadır (özel bir harç). Türbe’yi Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hak’ka yürümesinden sonra Orhan gazi yaptırmıştır. Türbede çeşitli yüzyıllara ait kök boyalı yazılar vardır. Daha sonra restorasyon çalışmaları ile yazı ve motifler birleştirilerek, yağlı boya ile yeni bir karma yapılmıştır. Türbenin tavanı ise orjinaldir.

Hacı Bektaş Dergahı. Allah’a inanan ve sevginin en büyük değer olduğunu kabul edenler için büyük ve önemli bir ziyaretgah olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Dergahını 22 Aralık 1919 tarihinde ziyaret etmişlerdir. Sivas’tan Ankara’ya giderken yapılan bu ziyaret, Cumhuriyet inananları için fiili ve manevi güç unsuru olmuştur. İlçenin yaşayan tarihi öğeleri, sevgi ve kardeşler üzerine kurulmuş olan Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı, Atatürk’ü derinden etkilemiştir. Günümüzde önemli bir kültür merkezi görünümü veren ilçe, ziyaretçilerin akımına uğramaktadır. Hacıbektaş ilçesi, birbirinden etkileyici gezi mekanları sunmaktadır. Bunların arasında en önemlilerinden biri ise Hacı Bektaş-ı Veli Müzesidir.

Kaynak: nevsehir.gov.tr

Yazıyı alıntıla | Okunma: 2988

Yorumlar (2)
 1 Yazan sezer, aktif 16-01-2008 03:03
ellerinize sağlik guzel sıte olmus
 2 Yazan ßond, aktif 11-04-2008 02:06
ben google ye orhan velinin eserleri olarak girmiştim de burda hayatı çıktı...olsun gene de sağolun gusel olmus

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler

Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Arkadaşına Öner
Rastgele




E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com