Albert Einstein
Albert Einstein, modern zamanların en ünlü bilim insanı... Uzay, mekân ve zaman kavramlarını değiştiren bir
Kemal Sunal
1944'de İstanbul'da doÄŸdum. Lise son sınıftayken felsefe öÄŸretmenim Belkıs Balkır, elimden tuttuÄŸu gibi beni MüÅŸfik
Yılmaz Eroğan
1968 Hakkari doÄŸumlu Yılmaz ErdoÄŸan, 1987 yılında İTÜ Ä°nÅŸaat Fakültesi’ndeki eÄŸitimini yarıda bırakıp, Ferhan Åžensoy’un
Ahmet Kaya
28 Ekim 1957/Malatya- 16 Kasım 2000/Paris 1980 ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle
Sezen Aksu
13 Temmuz 1954, Sarayköy-Denizli (Gerçek Adı: Fatma Sezen Yıldırım) Denizli ilinin Sarayköy ilçesinde doğan Sezen
Arda Turan
30 Ocak 1987'de İstanbul'da doğdu. 9 yaşında Bayrampaşa Altıntepsispor'da futbola başladı.
| Georges Bizet |
|
Georges Bizet
25 Ekim 1838 yılında Paris yakınlarında Monmarte'da orta halli bir ailenin çocuÄŸu olarak dünyaya geldi. Vaftiz ismi Alexandre-César Leopold'du. Annesi Alimeé amatör bir piyanistti; küçük oÄŸlunun dehasını fark etmetke gecikmedi. Bizet okuma yazmadan önce notaları öÄŸrendiÄŸinde henüz 4 yaşındaydı. Babası Alophe ÅŸan öÄŸretmenliÄŸinin yanı sıra, peruka imal ediyordu. Küçük Bizet'in müzikal bilgisi anne ve babasının yoÄŸun çalışmaları sonucunda hızla ilerledi. Ama o müziÄŸin yanı sıra edebiyatla da yakından ilgileniyordu. Öyle ki, sonunda annesi müziÄŸe olan ilgisini kaybetmesinden korktuÄŸu için kitaplarını saklamaya baÅŸladı.Ailesinin müzik konusundaki sabit fikirli çalışması ilk meyvesini 1848 yılında verdi. Bizet 9 Ekim günü Paris Konservatuarı'na kabul edildiÄŸinde henüz 10 yaşını bile kutlamamıştı. Daha ilk aylarda dehasını göstermekte gecikmedi. Piyano dalında göz kamaÅŸtıran yeteneÄŸiyle ilk ödüllerini kazandı. Artık bütün kıdemli müzik öÄŸretmenleri ona ders verebilmek için yarışır hale gelmiÅŸlerdi. Bu yarış o kadar kıyasıya oluyordu ki, Fransız operasının en ünlü bestecilerinden Charles Gounod sırf ona ders verebilmek için emekli olmaktan vazgeçti. Küçük Bizet'in mükemmel hafizası vardı; gördüÄŸü, duyduÄŸu herÅŸeyi bir sünger gibi emiyor, istediÄŸi anda da en küçük ÅŸeyleri bile rahatlıkla hatırlayabiliyordu. Konservatuarda okuduÄŸu yıllarda Marmontel'den dersler aldı. 1852 yılında piyano, 1855 yılında da org ve füg dallarından birincilikle mezun olduÄŸunda 17 yaşındaydı. Bizet kendine güvenenleri yanıltmadı ve genç bestecilerin adını duyurmasında önemli olan payı olan Büyük Roma Ödülü'nü kazandı. 1857 yılında, Offenbach'ın 'mucize doktor adlı eserinin operet olarak bestelenmesi için açılan yarışmanın birinciliÄŸini Lecoq'la paylaÅŸtı. Onu parlak bir gelecek bekliyordu artık. Ama, daha sonra kendisinin de söyleyeceÄŸi gibi, 'Bizet bu altın kaplı gelecekte hiçbir zaman mutlu olmadı. Tanrı'nın hediyesi olan dehası belki de onun lanetli hediyesiydi.
Bizet gerçekten saÄŸlam iradeli bir yapıya sahipti, Roma'ya gitmek için
çıktığı yolculukta, kışın en sert günlerinde Fransa-İtalya sınırında
bulunan tepeleri yürüyerek aÅŸtı, hem de ayağında kar botları olmadan'
1858'in Ocak ayında Roma'ya vardığında, artık 19 yaşında genç bir
delikanlıydı ve sonu belli olmayan baÅŸdöndürücü bir hayata adımını
atıyordu.
Genç Bizet oldukça popüler biri olmuÅŸtu. Gerçi öyle yakışıklı sayılmazdı; bebeÄŸi andıran parlak cildi, kumral saçları ve ince çerçeveli gözlükleriyle öylesine güçlüydü ki, tanıştığı herkesi kendine hayran bırakıyordu. Bir keresinde maskeli baloya bebek kılığında katılmıştı. Aslında insanların hayran olduÄŸu sadece ince esprileri deÄŸil, kusursuz piyano çalışıydı da' Dönemin bütün büyük bestecileri bu yeteneÄŸi ayakta alkışlıyordu. Alkışlayanlar arasında büyük besteci ve piyanist Franz Liszt de vardı. Roma'da bulunduÄŸu yıllar içerisinde de bazen olmadık iÅŸler yapıyordu, dini eserler için açılan yarışmaya bir komik operayla katıldı. Sonuç olarak yarışmadan derhal çıkarıldı. Bizet hayatında hep yaÅŸayacağı talihsiz olaylar dizisine, ilk olarak 1859 yılında rastladı. Tatilde olduÄŸu dönemde kronik boÄŸaz enfeksiyonuna yakalandı. Åžanssızlık o ki, ona bakan hastabakıcı da hastaydı. Bu enfeksiyon Bizet'in yakasını hiç bırakmayacak ve sonunda ölümüne neden olacaktı. Hastalıktan biraz olsun kurtulan Bizet, 1860 yılında Paris'e döndüÄŸünde, kendisini piyanissten çok besteci olarak görüyordu. Bu öz güveninin yıkılması çok uzun sürmedi, ertesi yıl ona her zaman destek veren, yazdığı her eseri kıyasıya eleÅŸtirip olgunlaÅŸtıran annesi öldü. Bu onun hayatında aldığı en büyük darbe oldu. Annesinin ölümünden sonra Bizet teselliyi evin hizmetçisi olan Maria'da buldu. 1862 yılında Maria, Jean adında gayrimeÅŸru bir çocuk dünyaya getirdi. Bazı söylentilere göre, bu yeni 'kuzen'in gerçek babası Bizet''ydi. Roma ödülü'nden gelen para da o sırada suyunu çekmeye baÅŸladı. Bunun üzerine özel dersler vermeye, eÄŸlence amaçlı, sanatsal deÄŸeri olmayan besteler yapmaya ve bunları yayınevlerine satmaya koyuldu. Para kazanabilmek için günde 16 saat çalışıyordu. Bütün can sıkıcı programların arasında, kendine ayırdığı gerçek beste çalışma zamanı da ondan beklenen düzeye ulaÅŸmasını engelliyordu. 6 yıl boyunca taslak üzerine yazmaya devam etti. Bazen, bütün yazdıklarını bir kenara atıyor, herÅŸeyden vazgeçiyor, daha sonra içindeki ateÅŸi yeniden canlandırarak çalışmaya dönüyordu. Bu bitmeyen gel-gitler, sonunda meyvesini verdi. Ilk operası olan 'İnci Avcıları' tamamlandı ve gösterimi oldukça baÅŸarılı geçti. Ama Bizet'nin deyimiyle 'kan emici' eleÅŸtirmenler operayı yerden yere vurunca, gösteriminin baÅŸarısına gölge düÅŸtü. 1866 yılında Bizet hayatı boyunca görebileceÄŸi tek baÅŸarıya ulaÅŸtı. 'Perthli Güzel Kız' adlı operasının ilk seslendiriminden sonra hem halk, hem 'kan emici' eleÅŸtirmenler oyunu beÄŸendiler. 'Perthli Güzel Kız' adlı operası için, 'Lirique-Theatre'la yaptığı anlaÅŸma Bizet için oldukça karlıydı. AnlaÅŸmaya göre, Bizet ilk gösterimden 3000 frank, ayın otuzunda 1500 frank ve eÄŸer 3 yıl içinde 120 gösterime ulaşırsa 16000 frank alacaktı. Bugün ilk gösterimden bu yana neredeyse 130 yıl geçmesine raÄŸmen, opera henüz 120 gösterime ulaÅŸmamıştır. Bizet para kazandıkça, yeni yarışmalara giriyordu. Ama ne yarışmalar, ne de jüri Bizet'nin eserlerini beÄŸeniyordu. Sonuçta, Bizet'de yarışmalar yüzünden yarışma fobisi baÅŸgösterdi. Yayıncısına gönderdiÄŸi mektupların birinde ÅŸöyle yazıyordu: 'Tekrar tekrar reddediliyorum. Bu benim için eserlerime karşı yapılan bire sabotaj' Etrafımda bir uÄŸursuzluk dolaşıyor, ama ne olduÄŸunu anlayamıyorum??? Bizet'yi sevmeyen yalnızca yarışmalar deÄŸildi. SaÄŸlığı da iyiye doÄŸru gitmiyordu. Kalbinden rahatsızlığı vardı, eklemleri romatizma olmaya yatkındı, üstüne üstlük bir de ağır çalışma temposu buna eklenince, Bizet'nin saÄŸlığı asla düzelmeyecek biçimde kötüleÅŸmekteydi. Belki de hayatının en güzel günleri sayılabilecek o günleri babasının Paris dışında satın aldığı yazlıkta geçirmeye baÅŸlamıştı. Burada komÅŸuları olan Mme. La Contesse de Moreton de Chabrillian'la ateÅŸli bir aÅŸk yaÅŸadı. Bu iliÅŸki nasıl sonuçlandı bilmiyoruz, ama bilinen ÅŸu ki, bu ateÅŸli ve ihtiraslı komÅŸu, ilerde Bizet'yi dünyaya tanıtacak olan 'CARMEN' karakterinin oluÅŸmasında büyük rol aynayacaktı. Bizet aradığı aÅŸkı 1867 yılında buldu. Eski müzik öÄŸretmeninin 18 yaşındaki kızı Genevieve Halevy, genç Bizet'nin kalbini çalmıştı. AÅŸklarını büyük tutkularla yaÅŸayan Bizet, genç kızın ailesini ikna etmek için oldukça uÄŸraÅŸtı. Biraz olsun yumuÅŸayan aile iki gencin niÅŸanlanmasına izin verdi. Ama etrafında ÅŸansızlıklar dolaÅŸan Bizet'yi kötü kader bir kez daha yıktı. Evlenmelerine 1 hafta kala Genevieve'in ailesi niÅŸanı bozdu. Bizet bu olaydan hiç yılmadı ve isteÄŸine 2 yıl sonra kavuÅŸtu. Genevieve'in ailesi sonunda evliliÄŸi kabul etti. Iki genç 3 Haziran 1869 yılında evlendiler. Bizet girdiÄŸi yarışmalarda baÅŸarısız olmaktan ölesiye korkuyordu. 1868 yılında, Paris Dünya Sergisi için açılan müzik yarışmasına katıldığında sırf bu yüzden Gaston de Betsi takma adını kullandı. Bizet ailesinin mutluluÄŸu bu kez yeni bir darbe yedi. Bu ne bir yarışmada kaybetmenin, ne de seslendirilmeyen eserlerin üzüntüsüydü.... Darbe Prusya!dan gelmiÅŸti. O yıl patlak veren Fransa-Prusya savaşı yüzünden bütün sanatçılar birer ikiÅŸer Paris'i terk etmeye baÅŸlamışlardı. Bizet Paris'te kalarak Ulusal Muhafızlar'a katıldı ve savaşı tam ortasında yaÅŸadı. SavaÅŸ bütün ÅŸiddeti ile sürerken, bir de kara kış bastırınca kentte yiyecek sıkıntısı çeklmeye baÅŸladı. İnsanlar açlık içinde kıvranıyorlardı. Bu sıkıntıları çekenler arasında Bizet ve karısı Genevieve de vardı. Öyle ki, yiyecekten umudu kesen çift artık yemek olarak fare avlıyorlardı. Günler ilerledi ve Bizet çifti savaşın etkilerini biraz olsun hafifletmek için Bordeaux'ya doÄŸru yola çıktılar. Ancak aşırı baskı ve olayların acımasız yüzü Genevieve'in ruhsal dengesini bozmuÅŸtu, hafızasında bulanıklaÅŸmalar baÅŸlamıştı ve bir anda sinir krizleri geçiriyordu. 1871 yılında 'Çocuk Oyunu' adlı suiti tamamladı. Bizet operaları üzerinde dolaÅŸan uÄŸursuzluÄŸu kırmaya çalışıyordu. 1872 yılında 'Cemille / Djamilla' operasını sahneye koydu. BaÅŸarısızlık onu yine yenmiÅŸti ve opera istenen ilgiyi görmedi. Soluk almadan sürdürdüÄŸü çalışmaları sonucunda Alphons Daudet'nin oyunu için yazdığı 'Arles'li Kız' / 'L'Arlesienne' sahne müziÄŸi 1 Ekim 1872 yılında sahneye kondu. BaÅŸarısız eserlere yeni bir halka eklemenin dışında 'Arles'li Kız', Bizet'ye deÄŸiÅŸik bir baÅŸarı da kazandırdı. Bestesinden aldığı bölümlerle yeniden bestelediÄŸi süit 10 Kasım 1872 yılında çalındığında, beklenmedik bir baÅŸarı kazandı. Böylece Bizet'nin günümüzde en sevilen eserlerinden biri olan 'L'Arlesienne Süitleri' doÄŸmuÅŸ oldu. Bizet bu arada daha önce yazdığı eserleri gözden geçirmeye baÅŸlamıtı. Kimi operaları sahnelenmemiÅŸ, kimileri ise sahnelendikten kısa bir süre sonra gösterimden kaldırılmıştı. Yeniden düzenlediÄŸi 'Don Rodrigue' operasından oldukça ümitliydi, ama bu sefer operayı eleÅŸtirmenler deÄŸil, opera binasında çıkan yangın gösterimden kaldırmıştı. 1873 yılına küçük iniÅŸ çıkışlarla giren Bizet dönüÅŸü olmayan noktaya hızla yaklaşıyordu. Hayatının iki yılında onu etkileyen iki olay vardı; biri üzerinde çalıştığı 'CARMEN' operası, ikincisi ise hasta olduÄŸu dönemden bu yana hiç peÅŸini bırakmayan kronik boÄŸaz enfeksiyonu ve romatizma. Ünlü yazar Prosper Mériméé'nin 1830 yılında İspanya'da yaptığı uzun inceleme gezisinin ardından 1845 yılında 'Revue des Deux Mondes' dergisinde yayınladığı 'CARMEN' romanı Bizet'yi derinden etkilemiÅŸti. Uzun zamandır aradığı eseri bulan Bizet, İspanya'yı hiç görmemiÅŸ olmasına raÄŸmen, İberia folklörünü incelemeye baÅŸladı. Partisyonun yazılması bittikten sonra 'Opera-Comique' yetkililerine teslim eden besteci, konusu nedeniyle oldukça sert tepkiler aldı. Yöneticilerin tepkileri yetmiyormuÅŸ gibi, tamir edilen opera salonu yüzünden provalar yeterince iyi gitmiyordu. Sonunda tahmin edilenden çok sonra, 3 Mart 1875 yılında 'CARMEN'in prömiyeri gerçekleÅŸti. Ama dönemi için böylesine sert bir oyuna ne eleÅŸtirmenler, ne de halk hazırdı. Gelen eleÅŸtiriler hak etmediÄŸi kadar acımasızdı. Yine de Bizet'ye operanın temsilinden bir gün önce 'Légion d'honneur'ün ÅŸovalye ödülü verildi. Almış olduÄŸu bu niÅŸan belki de onun muhteÅŸem eseri Carmen'in hayatını kurtarıyor ve konu olarak tepkiler alan, gösteriler sırasında seyirci toplayamayan opera, yıl sonuna kadar gösterimde tutuluyordu. Bu arada Bizet'nin saÄŸlığı geri dönülecek noktayı çoktan geçmiÅŸti. BoÄŸaz enfeksiyonu onu nefessiz bırakıyor, yazlıklarında kaldığı dönemde Seine Nehri'nde yüzmesi romatizmasını çılgına çeviriyordu. Bizet adeta intihar ediyordu, yaptığı akıl almaz hareket ve yoÄŸun duygusal baskıya hasta olan kalbi daha fazla dayanamadı. Arka arkaya gelen iki kalp krizi sonucunda hayata gözlerini kapadığında tarih 6. evlilik yıldönümü ve 37 kez oynanacak olan CARMEN operasının 31. gösterim günü olan 3 Haziran 1875'di. Hayatı küçük baÅŸarılarn sevinci ve baÅŸarısızlıkların büyük üzüntüsüyle geçen Bizet'ye kader son oyununu iÅŸ yapmaz denilen CARMEN operasının, ölümünden hemen sonra tüm dünya sahnelerinin vazgeçilmez operası olmasıyla bir kez daha oynamış oldu... Kaynak: Boyut Müzik. 18. kitap Georges Bizet (Klasik Müzik Kolleksiyonu)
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 1754 Geridönüş(0)
Yorumlar
(0)
|
ÜYE OL YENİ EKLENEN HAYAT HİKAYELERİ POSTA KUTUNA GELSİN |
|
| E-posta adresinizi girip "Habedar Ol" butonuna bastıktan sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor. | |
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::. |
|
|---|---|
Ocak |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Åžubat |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 |
Mart |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Nisan |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 |
Mayıs |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Haziran |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 |
Temmuz |
|
AÄŸustos |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Eylül |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 |
Ekim |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Kasım |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 |
Aralık |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 |
Son Yorumlar
Rasgele İçerik
-
Kral Fahd
Kral Fahd (1922 - 2005) Fahd ilk siyasi kariyeri, 1945 yılında 22 yaşında iken abisi... -
Kemal Anadol
Kemal Anadol Tam adı Kıvılcım Kemal Anadol’dur. 25 Kasım 1941 yılında Safranbolu’da... -
Feyzullah Çınar
Feyzullah Çınar (1937 - 1983) Çamşıhı’nın ÇamaÄŸa köyünde... -
Aydın Hatipoğlu
Aydın Hatipoğlu (1940 - .... )Aydın Hatipoğlu 1940'da Şanlıurfa'da doğdu. İlk şiirleri...
Bu Sayfayı Arkadaşına Öner
FOTO GALERi |
Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
Liv Tyler
Tuba Büyüküstün
Nil Erkoçlar
Boncuk Yılmaz
Burcu Güneş
25 Ekim 1838 yılında Paris yakınlarında Monmarte'da orta halli bir ailenin çocuÄŸu olarak dünyaya geldi. Vaftiz ismi Alexandre-César Leopold'du. Annesi Alimeé amatör bir piyanistti; küçük oÄŸlunun dehasını fark etmetke gecikmedi. Bizet okuma yazmadan önce notaları öÄŸrendiÄŸinde henüz 4 yaşındaydı. Babası Alophe ÅŸan öÄŸretmenliÄŸinin yanı sıra, peruka imal ediyordu. Küçük Bizet'in müzikal bilgisi anne ve babasının yoÄŸun çalışmaları sonucunda hızla ilerledi. Ama o müziÄŸin yanı sıra edebiyatla da yakından ilgileniyordu. Öyle ki, sonunda annesi müziÄŸe olan ilgisini kaybetmesinden korktuÄŸu için kitaplarını saklamaya baÅŸladı.