 Fatih Sultan Mehmet saltanatında 1474-1477 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
Kökeni bilinmemektedir. II. Murat döneminde içoğlanı olarak saraya
girmiş olması devşirme kökenli olduğunu akla getirmekle birlikte,
devşirme olmaması da pekala mümkündür. Arnavut kökenli olduğu savı
özellikle, bir keresinde Arnavutluk seferine çıkmak istememiş olmasına
dayandırılmaktadır. Ancak bu tutumunun ırkdaşlarına karşı cenk etmek
istememenin dışında gerekçeleri de olabilir.
II. Mehmet zamanında kısa bir süre Rum Beylerbeyliği yaptıktan sonra
1461'de İshak Paşa'nın yerine Anadolu Beylerbeyliğine getirilmiştir.
İlk olarak 1461'de Koyulhisar'ın fethiyle kendisini gösterdi. 1469'da
Konya Ereğlisi ve Aksaray'ı ele geçirdi; II. Mehmet'in oğlu Şehzade
Mustafa'yı Karaman valisi olarak Konya'ya yerleştirdi. Ertesi yıl
Eğriboz'un fethiyle sonuçlanan zafere katıldı. Ardından vezirliğe
yükseltildi. 1471'de Alâiye'yi (Alanya), ertesi yıl Silifke, Mokan ve
Gorios kalelerini aldı. Akkoyunlu Devleti'nin askeri yardımıyla
topraklarını geri almaya çalışan Karamanoğlu Pir Ahmet ve kardeşi
Karamanoğlu Kasım Bey'i yenilgiye uğrattı. Osmanlılar ile Akkoyunlular
arasındaki Otlukbeli Savaşının (1473) zaferle sonuçlanmasında önemli
rol oynadı.
1474'de idam edilen Veli Mahmut Paşa'nın yerine veziriazam oldu. Ermenek ve Manyan hisarlarını aldı.
1475'de Kırım'daki Ceneviz kolonilerinin fethiyle görevlendirildi.
Haziran 1475'de Kefe, Sudak ve Azak'ı aldı. Kefe'de Cenevizliler
tarafından hapse atılmış olan Kırım Hanı Mengli Giray'ı zindandan
çıkardı ve onunla bir anlaşma yaptı. Buna göre, Mengli Giray Kırım Hanı
olarak Osmanlı himayesini kabul etti. Başarıları dolayısıyla kendisini
üstün görmeye başlayan Gedik Ahmet Paşa, 1477'de görevlendirildiği
İşkodra seferine çıkmaktan kaçınması üzerine veziriazamlıktan
azledilerek Rumelihisarı'na hapsedildi. 1478'de serbest bırakıldı ve
Kaptân-ı Deryalığa getirildi. 1479'da Kefalonya, Zanta ve Ayamavra
adalarını fethetti.
1480'de İtalya sahillerine çıkarak Napoli Krallığı'nın elinde bulunan
Otranto'yu fethetti. Ertesi yıl Otranto'dan hareketle yeni fetihlere
hazırlanırken Fatih Sultan Mehmet'in ölümü üzerine geri çağırıldı.
Haziran 1481'de II. Beyazıt ile Cem Sultan arasında Yenişehir'de
yapılan savaşa son anda katılan ve savaşın II. Beyazıt'ın kazanmasında
rol oynayan Gedik Ahmet Paşa, buna rağmen Cem taraftarı olduğuna dair
şüpheleri yok edemedi ve hapse atıldı.
Gedik Ahmet Paşa'nın hapsedilmesi kapıkullarının ayaklanmasına yol
açtı. Bunun üzerine serbest bırakılan Gedik Ahmet Paşa, Karamanoğlu
Kasım Bey'in isyanını bastırmak için Karaman'da bulunan Şehzade
Abdullah'a yardıma gönderildi. Kasım bey kış sebebiyle Suriye'ye
kaçınca, Gedik Ahmet Paşa isyanın bastırılmasında beklenen başarıyı
sağlayamadı.
II. Beyazıt, Cem'in tarafına geçeceği kuruntusundan bir türlü
kurtulamadığı Gedik Ahmet Paşa'yı Edirne'deki Yeni Saray'da verilen
ziyafette boğdurttu. Gedik Ahmet Paşa'nın katli üzerine yeniçeriler
Edirne Subaşısı'nı öldürdülerse de isyan bastırıldı. Böylece bu gözüpek
komutan yok yere harcanmış oldu.
Edirne'de defnedilen Gedik Ahmed Paşa, Afyonkarahisar'da bir külliye,
Ladik'de bir mescit ve bir köprü, Kütahya'da bir mektep ve bir arasta
yaptırmıştır. İstanbul'daki eserlerinden sadece bulunduğu Gedikpaşa
semtine adını veren hamamı günümüze ulaşmıştır.
Fatih Sultan Mehmet tarafından kendisine tevdi edilen adını taşıyan
vakıf günümüze kadar gelmiştir. Fatih'in fermanı ile vakfın yönetimi,
15. yüzyıldan Cumhuriyet'e kadar Gedik Ahmet Paşa'nın evladı Kebir'leri
tarafından yönetilmiştir. 1924 yılında çıkarılan Vakıflar kanunu ile
yönetim Gedik Ahmet Paşa ahvadı adına Vakıflar tarafından idare
edilmektedir. Vakıf kayıtlarında 15.yüzyıldan günümüze kadar bütün
evladı kebirleri kayıtlıdır. ayrıca fatihin sağ koludur
Bir rivayete göre 17. yüzyıldan itibaren Aydın bölgesinin hakim
ailelerinden olan Arpazlı ailesi Gedik Ahmet Paşa'nın soyundandır.
Yazıyı alıntıla | Okunma: 231
|