Anında Ara
Son Yorumlar
Wolfgang Amadeu...
ya bence çok uzun ve hiç güzel değil ama insn görünce okuyası gel...
>> OKU >>
Yazan: ben benim sen kimsin

Kaan Berberoğlu
merhaba kaancıgım,nasılsınız? aynı zamandan beraberle yüzdük. şu ...
>> OKU >>
Yazan: cem karasu

Onat Kutlar
SEVGİLİ ONAT ABİ, AYDIN KİRLİLİĞİNİN HAT SAFHAYA ÇIKTIĞI BU GÜNL...
>> OKU >>
Yazan: DURSUN ÖZDEN

Onur Koçyiğit
Yakışıklı ve yetenekli. Aşk filmlerinde de oynamasını istiyoruz.
>> OKU >>
Yazan: cansın

Onur Koçyiğit
çok yetenekli daha aktif ve iyi rollerde görmeyi umud ediyoruz .
>> OKU >>
Yazan: aysun

Onur Koçyiğit
Bölge halkı olarak kendisini yakından çekimlerinde de izleme fırs...
>> OKU >>
Yazan: sebahattin


Franz Joseph Haydn

Franz Joseph Haydn
(1732 - 1809)

Ona vaktiyle Haydn baba derlerdi. Bununla, Avusturya nın Burgenland eyaletinden bir arabacı ustasının oğlu olan ve devrinin müzik aleminde en yüksek bir otorite haline gelen kompozitöre karşı beslenen derin sevgi ifade edilir. Fakat bu tabir gerçek duruma tamamen uygun değildir ve yanlış telakkilere sebep olabilir. Çünkü bu söz ancak  Hilkat  ve  Mevsimler  oratoryalarını, Londra senfonilerini ve son oda müziği eserlerini yaratan ihtiyar Haydn için söylenebilir. Ihtiyarlıktaki olgunluk çağından önce bir de gençlik ve erkeklik çağı olduğu çok defa unutulur. Budan dolayı Haydn ın tarihi oluşuna yeteri kadar önem verilmez. Halbuki eriştiği gelişme, Bach devri zihniyetinden ayrılan bir dünyanın cereyanları içinde temelini attığı bir stilin sonucu olmuştu. 23 yaşında iken henüz  Divertimento  adını taşıyan ilk yaylı sazlar kuvartetini yazdığı gün, dört sene sonra ilk senfonisini bitirdiği gün kadar tarihi önem taşır.

Henüz bir Haydn külliyatı mevcut değildir. Aklın almıyacağı zenginlikte olan eserlerinin sayısını ve şümül sahasını kesin olarak tanımıyor ve tayin edemiyoruz. Fakat bilinen eserleri son derece geniş bir rayatma kudretini göstermeye yeter. Aralarında o zamanki bir müzisyenin zevk aldığı ve kendini ifade edebildiği nevilerden hiçbirisi eksik değildir. Opera ile müzikli piyes, kukla, komedyalar ve dramlar için sahne müziği, oratoryo ile kantat, şarkı ve oda müziği, her cins konser müziği ve senfonik eserleri vardır. Şüphesiz aralarında bazı eserler alıştığımız  Haydn Tesiri  kalıbından farklı görünmektedir. Fakat İtalyan zevkine intibak eden (bazı dini eserler, operalar ve bu arada çok enfes olan  Aydaki Dünya  operası, gençliğinde yazdığı  Tobias ın Avdeti  adlı oratoryo) veya en verimli devresinde Fransızca başlıklı senfoniler yazan besteci yine Hayd ın kendisidir. Gelişmesinde  coşkunluk devri  tesirleri ve cüretli deneysel temayüller de tespit edilebilir. Bu durum, Bach ın son senelerinde eser veren  müzik öncülerinden  ayrılarak kendine doğru, yani bizim tanıdığımız Haydn a giden yolu gösterir. Daha sonra, hatta pek kısa zaman sonra gelen Beethoven in ve onu takip edenlerin oda müziği ve senfonik eserlerini ihya eden bütün yenilikleri, teknik, stil ve muhteva bakımından Haydn meydana çıkarmıştır. Sönüp giden devirlerin kontrpuvan tekniğinin hatıralarıyla, en küçük teferruata kadar giden temlerin işlenme tarzını birleştirmek suretiyle senfoni, sonat ve oda müziğine asıl şeklini vermiştir. Böylece Haydn, öncülerin sezdiği ve işlediği formu gerçekleştirmiştir. Işte o zaman  ses sanatının Gellert I  olarak sitayişle anılan  Viyana Klasiği  mes ut, müreffeh, manen rahatlık ve sükunet içinde bulunan Haydn, Tanrı ya şükrederek en iyi elbisesini giyip besteleme işine başladı. Bundan sonra  Tembal vuruşu ile  ve Tembal tremolosu ile  gibi adlar alarak adeta popüler hale gelmiş olan senfonileri ve nevinin prototip örnek derecesine yükselen kuvartetlerini yarattı. Bu masum ve şefkatli ruh hali içinde, Handel den ilham alarak iki meşhur oratoryosunu da terennüm etmiştir. Tabiiyat ilimleri, tabiatın muammasını bambaşka yollardan çözmeye kalkıştığı sırada Haydn kendine has çocukça saflığı ve imanı ile bu eserleri yarattı.

Evet, bu  Haydn baba  olabilir. Fakar yukarıda açıklandığı gibi Haydn ın tam kendisi değildir. Çünkü çocuksu bir sevimliliğe ve neşeli tabiata sahip olan Haydn?ın yanında, derin ve geniş düşünceli bir Haydn da vardı. Lakin daha hayatta iken ebedi şöhret yolunda yürüyen bu insan daima kendi halinde kalmıştır. Macaristan hududuna yakın bir köyde doğan Haydn, sonat ve kuvartet bestecisi olarak kısa zamanda birçok kimselerin dikkatini çekti. Bohemya daki Lukawitz de saray mensupları muhitine girdi. Oradan, ücra bir kasaba olan Eisentadt da sanatsever prens Esterhazy nin hizmetine girdi. Burada çok mesut oldu. Prensin vefatından sonra onu burada tutan bir şey kalmadığı için Viyana ya yerleşti. Ismi İngiltere, Fransa, İspanya da tanınan bir kimse olarak iki defa İngiltere ye gitti ve Londra da Handel in şöhretini kendi şahsiyetinde tazeledi. Bu seyahatlerin birinde Bonn da genç Beethoven e rastladı. Onu Viyana ya gitmeye teşvik etti.

Kaynak:www.beethovenlives.net


Yazıyı alıntıla | Okunma: 892

Yorumlar (1)
 1 Yazan elmas, aktif 13-03-2007 11:06
bayıldım bu siteye

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler
Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele

E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com