|
Doktor Hovsep Beyran Genç yaşta tahsil için Paris'e gidip 1850 de istanbul'a gelerek Deniz askeri hastanesine hekim tayin olunmıya muvaffak olmuştur. Fakat çok geçmeden yine Paris'e gidip orada birçok eserler yazmıştır. Eserlerinden biri Paris'e Türk elçisi Mehmet Cemil Bey tarafından tercüme edilmiştir.
Sözü geçen Ermeni doktorların liyakat, maharet ve sadakatleriyle vatana, hükumete ve bahusus Türk menafiini korumakta, hekimliğin ilk çağlarında bulunduğu bir devrede dahi, Avrupa ile boy ölçüşecek vaziyete getirilmesinde esirgemedikleri hizmetleri, Padişahların, hükumet erkanının lâyıkiyle taltiflerine mazhar oldukları gibi, bunlara vakıf olan okuyucularımızın takdirine, hürmetine lâyık olacaklarına zerre kadar şüphem yoktur. Bu bakımdan diyebiliriz ki yirminci asırdaki Türk Tıbbiyesinin parlak muvaffakiyetlerinin tohumları ve sarsılmaz temelleri Ermeni vatandaşları tarafından atıldığı hakkındaki kanaatimiz pek yanlış olmasa gerek. İşte bunun içindir ki günün Sultanı 1858 tarihinde bu ihtimali göz önünde tutarak tıbbiye mektebine 40 ermeni talebenin kabul edilebileceğini kara altına almış ve tatbik etimişti. Netice itibariyle, bir asır sonra, en yüksek mertebelere erişmiş olan Türk tıbbiyesi, onların aziz hatırasını anmayı bir borç bilmelidir. Kaynak: agos.com.tr Yazıyı alıntıla | Okunma: 803
|