Anında Ara
Son Yorumlar
Deniz Çakır
ben deniz çakırın oyunculuğunu çok beğeniyorum hakkını vererk oyn...
>> OKU >>
Yazan: selen

Sadettin Özgenç
Sevgili Özge Nur, Tatilden yeni döndüm ve yazını bugün okuma fır...
>> OKU >>
Yazan: Amcan

Emsali
semra we cevat çiftine ömür boyu mutluluklar dilerim
>> OKU >>
Yazan: nurşen ketenci

Emsali
tüm islam aleminin we mollahasanoğlu ailesinin mübarek ramazan ay...
>> OKU >>
Yazan: nurşen ketenci

Bruce Lee
bruce lee hiç bi zaman şampiyonalara katılmadı ama yedi defa üst ...
>> OKU >>
Yazan: veysi okan

Bruce Lee
BRUCE LEE insanlara kung funun veya diğer dövüş santlarını kendil...
>> OKU >>
Yazan: mehmet


Claude Debussy
(1862-1918)
 
(22 Ağustos 1862 yılında St.-Germain-en-Laye de doğmuş, 26 Mart 1918 yılında Paris te ölmüştür).
Claude Achille Debussy nin hayatını incelediğimiz zaman gözümüzün önüne, Wagner hayranlığı ile Wagner düşmanlığının çarpıştığı, edebiyat alanında yeni fikirlerin ortaya atıldığı, ressamlıkta cüretli hamlelerin yapıldığı, yüzyılımızın başlangıcından önceki Paris gelir. Orada, meşhur Paris Konservatuarındaki meşhur hocalarını ve meşhur olmayan arkadaşlarını fikirleriyle bazan yıldıran, istikbal hakkında beslediği hülyalar içinde mestolan, geçmişi idrak eden ve geleceğin teşhisini koyan, Wagner e düşkün genç Debussy yi görürüz. Debussy, kendine ve ileride Paris te gerçekleştireceği fikirlerine Roma da çekidüzen vermeye çalıştı. Fakat Paris daima onun manevi yurdu olarak kaldı. Seine nehri üzerindeki geniş ve güzel köprüleri ve havası teshir edici renklerle dolu olan bu şehirde yaratıcılığına ilham veren atmosferi buldu.


Sevgi ile bağlandığı ideali olan Wagner den ayrılırken tutacağı yolu müzisyenler arasında bulamadı. Wagner taraftarı şair Mallarmé nin evinde sanat hareketlerini, Empresyonizm denilen görüş ve yaratma tarzına doğru geliştiren edebiyatçılar ve ressamlarla arkadaşlık etti. Fikir mübadelesi yapmak, diğer sanatların problemleri üzerinde derinleşmek suretiyle müzikteki yeni ifade imkanlarına erişti, renkleri ses haline getirdi.

L aprésmidi d un Faune (bir tabiat ilahının öğleden sonrası adlı senfonik poeminin ilk çalınışı, tarihi bir hadise oldu. Couperin, Rameau ve nihayet romantik besteci Berlioz da belirmiş olan Fransız müziğinin özü birden tekrar göründü. Hafif fırça darbelerinden çıkan hassas renklerden, zarif intibalardan ve ses şekline dökülen tablolardan, geçmişi deviren ve buna rağmen düzenli olan yeni akor sütunları, melodik gidişler ve enstrümantasyon hünerleri meydana gelmişti. Sanatlar arasındaki sınırların yerleri değiştirilmiş gibiydi. Ressamlar seslerden, şairler tınlayışlardan, müzisyenler renklerden söz ediyordu.

Bu durum karşısında Debussy nin edebiyata meyletmesi zaruridir. Ilk önce Ariettes oubliées (unutulmuş küçük ariyalar) meydana getirdi. Daha sonra Verlaine in sözleri ve Baudelaire in şiirleri üzerine Fétes galantes  (zarif şenlikler), kendi fikirleri üzerine Deux Proses Iyriques (iki lirik nesir) besteledi. Nihayet Maeterlinck in  Pelléas et Mélisande  piyesinden yeni bir müzikli dram yarattı. Parisliler ıslık çalarak ve alay ederek bu eseri kötülerken müzikli tiyatro tarihinde önemli bir olaya şahit olduklarının farkında değildiler. D Annunzio nun Le Martyre de Saint Sebastien  piyesi için yazdığı müzik müstakbel oratoryo tiyatrosunun ilk basamağı, Diaghilev için yazdığı bale müziği de yeni bir devrin başlangıcı oldu.

Nocturnes  (gece müziği), La Mer, (deniz), Images (tablolar) ve Iberia gibi eserlerinde büyük orkestradan teshir edici tesirler çıkarmıştır. Fakat dışarıya yöneltilen kuvvetli ve gösterişli ifade tarzından ziyade içli ve deruni bir dille meyleden tabiatı onu oda müziği ve piyano sahasına sevketti. Préludes, Children s Corner  (çocuk köşesi) ve  Masques  (maskeler) adlı eserinde, Rameau ve Chopin devirlerinden beri Paris te duyulmayan bir müzik yarattı. Hayatının sonuna doğru idealleri Johann Sebastian Bach üzerinde temerküz etti. Bu aynı zamanda, Debussy kadar Marice Ravel in de temsilcisi olduğu empresyonizmin sona ermesi demekti. Ispanya da Manuel de Falla, İtalya da Ottorino Respighi, ingiltere de Cryill Scott, Almanya da geçici olarak Max Reger gibi bestecilerin empresyonizmin tesiri altında bulunmalarına rağmen bu üslup Fransızların öz malı gibi kalmıştır.

Debussy gençliğinde İtalya ya gittiği zaman César Franck, Gabriel Fauré ve  eski müziği  canlandıranlar arasında büyük rol oynamış olan Vincent d Indy henüz sağdı. Debussy öldüğü vakit kendisiyle aşağı yukarı aynı yaşta olan Gabriel Pierné, Paul Ducas, alaycı Eric Satie ve kibar Albert Roussel gibi besteciler hayatta idiler. Debussy nin ertrafındaki bu isimleri saymakla yüzyılımzın başlangıcındaki Fransız müzik tarihi tamamıyle özetlenmiş, hatta daha geniş bir sahanın hatları çizilmiş olur. Zira o zaman müzik, edebiyat ve resim sanatı fikri bir vahdet haline gelmişti.

Debuss den sonra gelenler çalışmalarını başka bir temele, Rameau ve Haydn tarafından atılan temele istinat ettirerek yine sıkı formların kalıbına bağlandılar. Bunlar, bugünkü genç neslin tuttuğu yollaraa doğru çok çeşitli yönlerden yürüdüler, Debussy nin şöhreti, bizi yeni Fransız müziğinin sadece ondan ibaret olduğu fikrine kolayca götürebilir. Onun zamanından beri onun kadar Fransız ve buna rağmen ondan çok farklı olan nesiller yetişmiştir. Fakat Debussy olmasaydı ne Darius Milhaud ve Arthur Honneger ne de günümüzün ruhundan mülhem olan ve Olivier Messiaen etrafından toplanan kimseler olabilirdi. Zira Debussy, Fransa nın müzik alanında kendine gelmesine engel olan büyüyü bozmuştu.

Kaynak: www.beethovenlives.net


Yazıyı alıntıla | Okunma: 791

İlk yorumu sen yap

Yorum Ekle
İsim:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyiniz.

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Popülerleri
Son Eklenenler
Alfabetik Sıralama
 A B C D E F G H I J
 K L M N O P Q R S T
 U V W X Y Z
Rastgele

E-posta adresini gir, yeni eklenen hayat hikayeleri posta kutuna gelsin.(E-posta adresinizi girdikten sonra açılan pencereden güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.)
TARİHTE BUGÜN / DOĞANLAR - ÖLENLER .:::BETA :::.
Ocak
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Şubat
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Mart
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Nisan
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mayıs
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Haziran
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Temmuz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Ağustos
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Eylül
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ekim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Kasım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Aralık    
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31
Seda Sayan
Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel
Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu  (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber
10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda
1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam
©2006-2008 isimsizsiniz.com