|
Bülent Tanör (1940-2002) Türk hukuk yaşamı önemli bir düşünürü, bir bilim adamını yitirdi. Bülent Tanör, yeri doldurulması mümkün olmayacak bir değer, bir düşünür idi. O yaşamı boyunca üretti, karşısına çıkan her türlü engeli aşmaya çalıştı, sonunda yorgun düştü, yorgunluğu kabul etmedi, geride unutulmayacak bir "Bülent Tanör" ismini bıraktı ve aramızdan ayrıldı.
Aynı dönemlerde yetişmiş bir hukukçu olarak "O"nun varlığını "hukuk" kavramına değer veren herkesin her zaman arayacağını ve yokluğunu hissedeceğini biliyorum. "O" çok erken aramızdan ayrıldı, belki de karşılaştığı olaylar ve haksızlıklar "O"nun aramızdan erken ayrılmasına neden oldu. Düşünüyorum. Acaba "O"nun "Anayasa Hukukunda Sosyal Haklar" başlıklı doçentlik tezini kaç kişi okudu. 1970'li yılları yaşayarak üretilen bu çalışma gerçekte demokrasiye inanmış bir kişinin kalemi ile bilim alanına diktiği bir abidedir. "O" insan hakları uzmanı idi, ancak insan haklarına yapılan saygısızlıklardan en büyük payı Bülent Tanör aldı. "O insana saygı gösterenlerle çalışmayı severdi. Tesadüfler çoğu kez karşısına insan haklarına ve özellikle saygısı olmayanları çıkardı. Bülent Tanör 1940 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. 1959 yılında Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Hukuk Fakültesi'ndeki öğrenciliği sırasında farklı kişiliği ve bu bilim dalına olan yatkınlığı ile dikkatleri üzerine çekti. 1963 yılında bitirdiği fakültesine 1964 yılında asistan olarak atandı. Düşünce özgürlüğüne olan inancı "O"nun doktora tezinin konusunu oluşturdu. "Siyasi Düşünce Hürriyeti ve 1961 Anayasası" bu bağlamda "O"nun doktora tezi olması yanında, bir dönemin özellikleri Anayasa Hukuku açısından inceleyen önemli bir başvuru kaynağı haline geldi. Özgürlük, hürriyet, demokrasi kavramları, tüm dünyada zaman zaman bu alanlara ilgi duyanlara beklenmedik acı süprizler hazırlayan olgular olarak bilinir. Bülent Tanör, bu özelliği bilmesine rağmen gönülden inandığı ve uğraştığı bu alanlar yüzünden 1970'li yılların zora dayalı bulunan yönetiminden nasibini aldı. Yargılandı ve ülkesi dışında yaşamaya bir anlamda mecbur kaldı. 1975 yılında Danıştay kararı ile üniversiteye döndü. Ancak bu defa da 12 Eylül askeri darbesinin ilgi alanına girdi. 1402'lik oldu. Üniversite ile ilgisi kesildi. Yılmadı. İnanılmayacak olaylara tanık ve taraf oldu. 1983 yılından itibaren yurtdışında mesleğini sürdürmeye çalıştı. Paris X, Dijon ve Cenevre üniversitelerinde ders verdi. 1990 yılında tekrar Danıştay Kararı ile üniversiteye döndü. Çalıştı, üretkenliğini sürdürdü. Birçok çalışmaya imza attı. Durmadan üretti. İstanbul Üniversitesi'nde özellikle profesör olduktan sonra anlamsız ve fakat birçok üzücü olaya muhatap oldu. Bir "düşünce adamı"na yapılmaması gereken baskılara maruz kaldı. Direndi. Oysa "O" sadece fikir ve görüş üretiyordu. Korunması ve yaşamına en azından insanlık açısından önem verilmesi gereken bu kişiye karşı olumsuz tavır takınıldı. Yıpratılmaya çalışıldı. Yıllarca, haksızlıklara ve tüm olumsuzluklara karşı direncini sürdürdü, çalıştı ve üretti. Ancak sağlığı daha açıkçası fiziki bünyesi yaşadıklarını taşıyamadı. Dün, sevenleri ve "O"nu tanıyanlar "O"nu ebediyete uğurladılar. "İnsan Hakları", "Kurtuluş, Kuruluş", "Kurtuluş Üzerine 10 Konferans... Türkiye 1918-1923", "Laiklik ve Demokrasi", "Osmanlı Türk Anayasal Gelişmeleri 1978-1980", "Türkiye'nin İnsan Hakları Sorunu", "Türkiye'de Kongre İktidarları 1918-1920", Prof, Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu ile birlikte yazmış olduğu "1982 Anayasası'na Göre Türk Anayasa Hukuku", "İki Anayasa 1961-1982", Halil Berktay ve Zafer Toprak'la birlikte yazılan "İnkilap Tarihi Dersleri Nasıl Okutulmalı" Bülent Tanör imzası ile yıllarca okunacak ve okutulacak. Başkalarının çalışmaları üzerine imza atanlar, düşünenlere karşı tavır takınanlar ise yaşarken yoklar. "O" ise hep aramızda olacak. Bir hukuk düşünürü "Bir insanı bir kişi yargılarken görürsem yüreğim titrer, çünkü ya yanlış karar verirse!" diyor. Bu sözün önemi yargılama sonucunda verilecek yanlış veya yanlı kararın neden olacağı giderilmesi mümkün olamayacak toplumsal ve bireysel huzursuzluğu ifade etmesindeki özelliktir. Türk hukuk dünyasında Bülent Tanör, eserleri ve çalışmaları ile var. "O"nu unutmayacağız. "O'da kendisini unutturmayacak biçimde, onuru ile yaşadı. Nur içinde yatsın. Kaynak: Veysi Seviğ
Yazıyı alıntıla | Okunma: 1491
|