Aksiyon Filmlerinin gelmiş ve geçmiş en büyük ustalarından Bruce Lee 1940 yılında San Francisco'da doğdu. Ama Çin kökenlidir. Asıl adı Bruce Jun Fan Lee'dir. Adını da doğum yapan doktoru tarafından Ailesinin izniyle konuldu.
Babası Lee Hoi-Chuen Çinli, annesi Grace Lee yarı Alman yarı Çinlidir. Sifu (Türkçe Usta demektir. ) Yip Man'dan Hong Kong şehrinde döğüş sanatları eğitimi aldı. 20 Temmuz 1973 Hong Kong'da beyninde oluşan ödem sonucu hayatını kaybetmiştir.
Bruce Lee doğduğunda sağ bacağı diğerinden kısaydı. Ailesi, sakatlığının üstesinden gelebilmesi için Kung Fu öğrenmesini istedi. 7 yaşındayken bile hırçındı, Lee "Kung Fu" tekniklerini bilinçsiz bir şekilde öğrenmeye başladıktan sonra, 1954'de ünlü Kung Fu Ustası 'Sifu Yip Man' nın öğrencisi olarak Wing Chun sistemini çalışmaya karar verdi. İlerleyen zamanlarda da Wing Chun sistemine boks çalışmalarını da eklemeye başladı. Bruce Lee daha sonra Jeet Kune Do adını verdiği bir savunma sanatı sistemi geliştirdi.
Sık sık karıştığı sokak kavgalarından dolayı kötü şöhret edinince doğduğu Amerika'ya gider. Washington Üniversitesi'ne yazılır. Bir yandan okula devam ederken, diğer yandan da Amerikalılara Çin Kültürü'nün zenginliğini anlatmak için o güne kadar Çinlilerden başkasına öğretilmesi yasak olan olan Kung Fu dersleri vermeye başlar. Bu amaçla kendi adını taşıyan "JUN FAN KUNG FU"adında bir okul açtı. 1964'deAmerikalı Linda Emery ile evlendi. Lee, daha sonra Oakland’da ikinci okulunu açtı. Burada geniş bir kitleye, Amerikalılara yabancı olan bu sanatın ne kadar geniş içerikli ve derin felsefeye sahip olduğunu ispatladı.
İlk uzun metrajlı filmi; Çinli prodüktör Raymond Chow’un yeni kurduğu
film şirketi Golden Harvest'la çekilen "Big Boss" (Büyük Patron) dur.
Film Hong Kong ve güneydoğu Asya bölgesinde şimdiye kadar kırılmış tüm
gişe rekorlarını alt üst ederek büyük bir patlama yaptı. Daha sonra
"Fist of Fury" (Öfkeli Yumruk) filminde başrol oynadı. Bruce Lee'nin bu
filmlerinde kendisine özgün stilini de görmek mümkündür. Hong Kong film
sanayinde avantür filmlerin hareketli sahnelerine Bruce Lee'nin
Hollywood tecrübesi ile olağanüstü koreografileri yeni bir boyut
kazandırmıştır.
Dönemin süper starı Wang Yu bile onun altında bir role razı hale
gelmişti. Büyük Usta çekilen filmin güzel olması için dövüş
sahnelerinin koreografisini düzenlerken gece gündüz demeden
çalışıyordu. Hareketli sahneler için geniş plan çekimler yapar, seri
tekmeler kullanır, Escrima’nın (silahlı dövüş sanatı) Nunchaku, Bo,
bıçaklar ve küçük Çin okları gibi tüm silahlarını kullanarak dövüş
sahnesini olağanüstü artistlik figürlerle süslerdi.
Bruce Lee’nin üçüncü filmi "Way of The Dragon" (Ejderin Yolu) oldu. Bu
filmde Lee'nin yanında yardımcı oyuncu olarak, Amerikada yedi defa
karate şampiyonu olmuş Chuck Norris oynadı. Filmin final mücadelesinde
ise adeta Karate ve Kung Fu'nun üstünlük mücadelesi sergileniyordu.
Bruce Lee'nin her filminde bir diğerine nazaran yenilikler göze
çarpmaktadır. Bruce Lee’yi zirveye taşıyan film ise, Dan İnosantio ve
Kerim Abdül Cabbar ile "Game of Death" (Ölüm Oyunu)dur. Amerikan
filmlerinde başrol oynamayı çok isteyen ancak bunu başaramayan Lee,
dördüncü filmini çekerken Amerikalı yapımcılardan başrol oynayacağı bir
film teklifi geldi. Bunun üzerine sanatçı Ölüm Oyunu filmini yarıda
bırakarak, Çin-Amerikan ortak yapımı olan "'Enter The Dragon (Ejder
Kalesi) filmini çekti.
Amerikan Sinemasında ve Uzakdoğu film sanayinde süper starlığa yükselen
Lee Ölüm Oyunu adlı filmini tamamlayamadan 20 Temmuz 1973'de öldü.
"Beyin kanamasından öldü. " açıklaması hayranları tarafından pek
inandırıcı bulunmadı. Ölümü şaibeli olarak kaldı. Ölmeden önce kaleme
aldığı "Tao of Jeet Kune Do" adlı kitabı, ölümünden iki yıl sonra 1975
yılında, karısı Linda Lee tarafından yayınlandı.
Bruce Lee kalitesi ile Kung Fu sineması sektörüne yeni bir boyut
kazandırdı. Uzakdoğu sporları uzmanı Sadettin Özgenç, Bruce Lee'yi
şöyle tanımlıyor. "Bruce Lee'nin kendine ait stili Jeet Kune Do’nun
kesinlikle gösteriye yönelik değildir, vücut hareketlerinin işlevine
uygun bir spor ayrıca Bruce Lee komple bir sporcudur. Bunun yanında
Bruce Lee çok iyi bir aktör olduğundan, dövüş sanatını beyaz perdede
fantastik bir şov olarak seyirciye sergilemeyi başarmış ender sporcu ve
sanatçıdır. İşte bu yüzdendir ki; filmleri dünya sinema klasikleri
arasına girmiştir.
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Bruce Lee filmleri izleyen bir çok
genç, onun gibi olma hayaliyle uzakdoğu sporlarına başlamıştır. Bruce
Lee ilk olarak Batman TV serisinde rol aldıktan sonra 33 kez TV. ve
Film kameralarına karşısına çıkarak unutulmaz eserler bırakarak Dünya
sinemasında bir idol olmayı başarmıştır.
Bruce Lee artık bir efsane olarak kalacaktır. Amerika'daki müzesi her
gün ziyaretçileriyle dolmaktadır. 01. 02. 1965 yılında doğan oğlu
Brandon Lee'de babasının yolunda yürümek istemiş fakat "The Crow"
isimli Film setinde bir kaza kurşunuyla Babası gibi şaibeli bir şekilde
31. 03. 1993 yılında öldü. Yarım kalan Film bilgisayar tekniğiyle
bitirildi.
Sadettin Özgenç, Shoto-Kan Karate 5. Dan, Uzm. Ant., Serbest Gazeteci & Yazar.
Seda Sayan Seda Sayan Asıl adı Aysel Gülsaçar olan Seda Sayan, 1965 yılında İstanbul Eyüp'te doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için hem okudu hem de tezgahtarlık, fabrika işçiliği yaptı....
Oğuz Tansel Oğuz Tansel 1915 yılında Bozkır'ın Meyre köyünde doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Fakülteyi bitirmeden başladığı öğretmenlik yaşamı 1969 yılında emekli oluncaya kadar sürdü. Türk edebiyatının özgün şairlerinden olduğu kadar, bir masal...
Muzaffer Buyrukçu Muzaffer Buyrukçu (1930 - 2006) Niğde’de 1930 yılında doğan Buyrukçu, 1951-1970 yılları arasında memurluk yaptı. Yazı hayatına şiir ve gazetelerde öykü yazarak başlayan Buyrukçu, 1953 yılından sonra da yazılarını dergilerde yayımlamaya başladı. Konularını...
Rüştü Reçber 10 Mayıs 1973 Korkuteli, Antalya doğumlu. Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi kalecilerden biri olan Rüştü Reçber,
Mehmet Seyda 1919 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Öğrenimini liseye kadar devam