 27 Eylül 1940'ta doğdu. Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi. 12 Eylül Askeri Darbesi
öncesinde yaşanan Türkiye'nin siyasi kutuplaşma dönemindeki
cinayetlerden birinde öldürüldü. Hava Kuvvetleri komutanı Orgeneral
Faruk Cömert'in ağabeyidir.
1960'ta Sivas Lisesi'ni, 1967'de Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve
Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 1971 yılında Roma Üniversitesi Felsefe
Enstitüsünde, “Son Elli Yılda Türkiye’de Sanat Eleştirisi” konulu tezi
ile doktorasını tamamladı. 1972’de Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi
Bölümünde öğretim görevliliğine atandı. Burada da İkinci doktorasını
verdi. “Giotto ve San Francesco Geleneği” konusundaki tezi ile Sanat
Tarihi doktoru da oldu.
Yoğun bir yazı ve çeviri etkinliğinin içinde bulunan Cömert, 1960’lı ve
70’li yıllarda dönemin belli başlı dergilerinde ürünleriyle yer aldı.
Forum başta olmak üzere, Yansıma, Gelecek, Varlık, Soyut, Yeni Ufuklar,
Yeni Ortam dergilerinde şiirleri yayınlandı. 1970’ten itibaren şiir
yayınlamaktan vazgeçerek, eleştiri çalışmalarına daha ağırlık verdi. Bu
konudaki düşüncesini 4 Mart 1969 tarihli mektubunda şair Hasan
Hüseyin’e şöyle açıklamıştır:
“…Fakat ben şiirlerime güvenmiyorum artık. Şiirdeki duyarlığımı
eleştiriye uygulayınca daha verimli, daha yararlı oluyorum. Kendimi
ozan saymıyorum senin anlayacağın.(…) Gençliğimin ilk yapmacık
heyecanlarından sıyrıldım artık.”
Cömert, 1950’lerde şiirle girdiği edebiyat-sanat dünyasında, adını daha
çok eleştiri çalışmalarıyla duyurdu. Önemli çeviriler yaptı.
Gombrich’in ünlü kitabı Sanatın Öyküsü’nün çevirisiyle 1977 Çeviri
Ödülü'nü kazanandı. Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak adlı şiir kitabı
ise 1979 yılında yayınlandı.
Cömert’in daha sonra yayınlanan kitapları arasında şunlar sayılabilir:
Giotto'nun Sanatı, Croce'nin Estetiği ve Mitoloji ve İkonografi.
Eleştiriye Beş Kala isimli çalışması ölümünden sonra Hasan Hüseyin'in
düzenlemesi ile yayınlandı.
Bedrettin Cömert Cinayeti
11 Temmuz 1978 Salı günü sabah saat 08:45'de Ankara Gaziosmanpaşa,
Karagöz Sokak’daki evinden çıkan Cömert mavi renkli Volkswagen
arabasına doğru yürüdü. İki adım arkasından İtalyan asıllı karısı Maria
onu takip ediyordu. Arabalarına binip motoru çalıştırdılar.
Yolun ilerisinde kırmızı renkli bir Simca'da 3 kişi bekliyordu. Cömert
çiftinin arabası hareket edince kırmızı Simca da hareket etti.
Volkswagen'in yolunu kesen Simca’dan iki kişi dışarı çıkıp araca ateş
açtılar. Çapraz ateş sonucu Cömert olay yerinde öldü. Karısı Maria ağır
yaralandı.
"Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanlığını" üstlenmiş olan Cömert, kısa
bir süre önce Hacettepe Üniversitesi’nde çıkan olayları araştıran
komisyonun başkanlığı üstlenmişti. Bu nedenle de ölüm tehditleri
alıyordu.
30 Mart 1979'da Avrupa Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu'nun eski
başkanı Lokman Kondakçı, İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'e "Bedrettin
Cömert olayında emri, dönemin ÜGD Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun
verdiğini, onun üzerinde de Ramiz Ongun'un yer aldığını" söyledi.
Yaklaşık aynı tarihlerde Cömert cinayeti’ni araştıran Ankara 5. Sulh
Ceza Mahkemesi, cinayetin azmettiricisi sıfatıyla Abdullah Çatlı
hakkında tutuklama kararı çıkardı.
Cömert’e ateş eden silahların Ankara'da pek çok cinayette kullanıldığı
anlaşıldı. Polis, 3 saldırganı belirledi: Rıfat Yıldırım, Üzeyir
Bayraklı ve "Ahmet" kod adlı bir ülkücü.
İlk ikisi, başka bir cinayetten aranmaktaydılar ve Almanya'ya
kaçmışlardı. Artık bulunamazlar sanılırken 1985'te Almanya'da 1,5 kilo
eroinle yakalanıp uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandılar. Ama idamla
yargılanacakları için Türkiye'ye iade edilmeyip serbest bırakıldılar.
Rıfat Yıldırım'ın Frankfurt'ta açtığı gece kulübü Skala, Çakıcı dahil
Türk mafyasının buluşma yeri haline geldi. 2002'de Türkiye'ye iade
edildi. Cömert davasında "delil yetersizliği"nden beraat etti. Üzeyir
Bayraklı 1992'de öldürüldü. Cenazesine katılanlar arasında Abdullah
Çatlı ve Muhsin Yazıcıoğlu da bulunuyordu.
Yazıyı alıntıla | Okunma: 103
|